İngilizce Konuşma Becerisi Nasıl Geliştirilir? Tanı ve Çalışma Planı
Konuşma tek beceri değildir. Ne söyleyeceğinizi planlama, uygun kelimeyi çağırma, cümleyi gerçek zamanda kurma, anlaşılır sesletme ve karşı tarafla etkileşimi sürdürme ayrı ayrı çalışılmalıdır.
Kısa cevap
İngilizce konuşmayı geliştirmek için yalnız “daha çok konuşmak” değil, konuşmanın hangi aşamasında koptuğunuzu belirlemek gerekir:
- 60–90 saniyelik bir görevi hazırlıksız cevaplayıp kaydedin.
- Cevabı içerik, kelime/cümle, akıcılık, anlaşılırlık ve etkileşim açısından değerlendirin.
- En büyük bir darboğazı seçin.
- Aynı görevi planlama ve geri bildirimden sonra yeniden yapın.
- Birkaç gün sonra benzer ama yeni görevde aktarımı ölçün.
- Kendi kendine çalışmayı gerçek insanla etkileşimle birleştirin.
Amaç hatasız veya aksansız konuşmak değil; hedef bağlamda mesajı doğru, anlaşılır ve sürdürülebilir biçimde iletmektir.
İlk yazıdan: kişisel notlar
Bu yazının ilk hali: Aşağıda ilk kez 2014 yılında yayımladığım metni; kendi sesi, örnekleri ve o günkü düşüncelerimle korudum. Bazı ayrıntılar zamanla değişmiş olabilir; bugünkü bilgiler ve kaynaklar hemen sonraki bölümde.
İngilizce öğrenip de konuşamamak, yıllarca gramer çalışıp da bir turistle karşılaşınca düzgün birkaç cümle kuramamak ülkemizdeki temel İngilizce sorunlarından birisi. Bu yazıda BUEPT, TOEFL, IELTS, PTE gibi sınavlara öğrenci hazırlarken sık sık karşılaştığım bu sorunla ilgili mesleki tecrübelerim ve gerçek hayat örnekleri üzerinden İngilizce konuşma becerisini geliştirmek için atılabilecek adımları sıralayacağım.
Temel Dilbilgisi (Gramer) Edinimi
Dil, kelimelerin sistematik bir şekilde bir araya getirilmesiyle anlam kazanıyor. O açıdan düzgün konuşabilmek ve yazabilmek için ilk önce temel gramer kurallarına hakim olmanız gerekiyor. Ülkemizde en çok yapılan hata aynı konuları her yıl tekrar edip küçük detaylara takılmak. Dilbilgisi öğrenimine pragmatik olarak yaklaşın. Hızlı ve pratik şekilde öğrenmeye çalışın. Her bir detayı bilmek zorunda değilsiniz
Kelime dağarcığını geliştirmek
Dilbilgisi kurallarına hakim olduktan sonraki adım, kelime dağarcığınızı geliştirmek. Bunun pek çok yolu var. Mesela isterseniz graded reader denilen seviyeli sadeleştirilmiş hikaye kitapları okuyup en kolaydan en zora doğru ilerleyebilirsiniz. Ya da benzer şekilde paragraf bazlı kelime ve okuma becerilerini ölçen ELS English Through Reading gibi bir kitap alabilirsiniz. İlk başlarda kelime dağarcığınızı genişletmek ciddi emek ve zaman gerektirecektir. Buna hazır olun. Yani no pain no gain. Bir de kelime öğreniminde dikkat edilmesi gereken, kelimelerin karşılıklarına odaklanmak yerine çalıştığınız kelimelerin İngilizce açıklamalarını ve kullanıldıkları örnek cümleleri öğrenmek. Kelime öğreniminde dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladığım kelime defteri nedir yazıma bakabilirsiniz.
IPA yani Uluslararası Fonetik Alfabesi öğrenmek
IPA sözlüklerde parantez içinde kelimenin nasıl okunduğunu gösteren bir sembol sistemidir. Her bir ses için farklı bir sembol mevcuttur. IPA bilmek kelimelerin telaffuzlarını doğru çıkarabilmek için önemlidir. Bu eskiden neredeyse bir zorunluluk gibiydi ancak artık çevrimiçi sözlüklerde her bir kelimenin telaffuzunu sesli olarak dinlemek mümkün. IPA ile ilgili aşağıya mini bir video ekliyorum. Bu video boo, blood ve book kelimelerinde yazılışı aynı olan oo harflerinin aslında nasıl da farklı okunduğunu anlatıyor.
Dinleme becerilerini geliştirmek
Kelime dağarcığınızı ilk başta yazılı metinler üzerinden geliştirebilirsiniz. Ancak belli bir seviyeye ulaştıktan sonra dinleme becerilerinize ağırlık verip pek çok insanın yaptığı bir hataya düşmekten kurtulun. Ülkemizdeki yaygın sorunlardan biri de mesela pek çok kelimeyi yazılı olarak bilip duyduğunda anlamamak ya da nasıl telaffuz edeceğini bilmemek. Bu sorunun önüne geçmek için internetten VOA Learning English sitesini takip edebilirsiniz. VOA sitesi İngilizce öğrenenler için o günün haberlerini yavaş ve anlaşılır bir şekilde kaydediyor. Böylece hem haber metnini okurken hem de haberin ses kaydını dinleyebiliyorsunuz. Bunu kesinlikle düzenli yapmanızı öneririm. Her şeyi anlamanıza gerek yok ama her kelime nasıl okunuyor, kelime ve cümle vurguları ne şekilde, bunlara dikkat edin.
İngilizce metinleri sesli okuyun
Konuşmak hem zihinsel hem de fiziksel bir eylemdir. Yani konuşurken dilinizin de bol bol dönmesi gerekli. İngilizce telaffuzu ve kelime yapıları Türkçeden çok farklı olduğundan, düzgün İngilizce telaffuz çok pratik gerektirir. Bunun için elinize alacağınız ya da ekranda açık duran bir İngilizce metni sesli olarak mümkün olduğunca düzgün telaffuz ve tonlamayla okuyup sesinizi kaydedin. Bilmediğiniz kelimelerin telaffuzlarına bakın. Sonra kendinizi dinleyip düzeltmelerde bulunun. Hiç yanlışınız yoksa aferin size!
Kendi kendinize İngilizce konuşun
İlk başta garip gelse de çok işinize yarayacak bir yöntemdir. Her zaman etrafınızda pratik yapacak birini bulamayabilirsiniz. Bu gibi durumlarda yürürken, otururken, vaktiniz olduğunda kendi kendinize yeni öğrendiğiniz kelimelerle ilgili cümleler kurabilir, farklı gramer yapılarını deneyebilirsiniz. Bu hem kendinize güven duymanızı hem de hızlanmanızı sağlar. Bu pratiği yaparken sesinizi mümkünse kaydedin, kendinizi dinleyin. Fark ettiğiniz hataları not edip düzeltmeye çalışın.
İngilizce konuşma öncesi hazırlık
Genelde konuşmalar spontane olsa da bazen yapacağımız bir konuşmaya önceden hazırlanma şansımız olur. Mesela bir sonraki hafta sınıf arkadaşlarınızın önünde ekonomi tarihiyle ilgili bir sunum yapacaksanız, konuyu erkenden okuyup mümkün olduğunca iyi hazırlanabilirsiniz. Dahası konuşmanın defalarca provasını yapıp olası soruları düşünüp cevap verebilirsiniz. Yani aslında maçı antrenmanda kazanmak mümkün. Benzer şekilde biriyle iş görüşmesi ya da ürün tanıtımı yapacaksanız, yine erkenden hazırlanıp olası soru ve konuların pratiğini yapıp performansınızı yükseltmeniz mümkün. Kendi kendinize pratik yaparken cümleleri Türkçeden İngilizceye çevirmeye değil, İngilizce olarak düşünüp cümle kurmaya zorlayın kendinizi. Türkçeyi unutun!
İngilizce konuşma gruplarına katılın
Diğer öğrencilerle bir araya gelip bir tema belirleyip o konuda konuşma oturumları düzenleyebilirsiniz. Bu durumda yanınızda ana dili İngilizce olan birinin ya da İngilizce seviyesi oldukça iyi olan birinin bulunup sizi gözlemlemesi ve yanlışlarınızla ilgili geribildirim vermesi önemli. Yoksa farkında olmadan yanlış telaffuz ya da kullanımları içselleştirebilirsiniz. Bu konuşma gruplarında sadece İngilizce konuşma kuralı koyun. Kuralı çiğneyenlere ceza verin. Mesela tüm gruba çikolata alsın :)
İngilizce konuşulan bir yere gidin
Dikkat ettiyseniz burada İngilizce konuşulan bir yere gidin dedim, İngilizce konuşulan bir ülkeye gitmek zorunda değilsiniz. Bazen insanlar iyi İngilizce konuşmak için illa da İngiltere ya da Amerika’ya gitmek zorundalarmış gibi düşünüyorlar. Ben yurtdışına hiç çıkmadan gayet rahat İngilizce konuşabiliyordum ya da benzer şekilde hiç İngiltere’ye gitmeden gayet güzel İngiliz aksanıyla konuşan arkadaşlarım vardı. Peki bu nasıl oluyor? Eğer etrafınızda iyi İngilizce konuşan insanlar varsa bu mümkün. Mesela Boğaziçi’nde akademik danışmanım İngilizdi, kendisinden en çok ders aldığım hocam Kanadalıydı, Public Speaking dersimizi veren Nilgün Hocam çok zarif İngilizce konuşurdu. Yani hal böyle olunca o ortam varsa, aslında yurt dışı size gelmiş oluyor. Dahası artık internet vasıtasıyla internet üzerinden yabancı arkadaşlar bulup onlarla pratik yapmak mümkün.
Hata yapmaktan korkmayın
Bu pek çok insanın yaşadığı temel sorun. Hata yaparım, bana gülerler korkusuyla insanlar bilseler bile konuşmaktan çekinebiliyorlar. Şöyle düşünün bilmemek değil, öğrenmemek ayıp. Eğer hata yaparsanız ve biri sizi düzeltirse o hatadan kurtulabilirsiniz ama hata yapmak korkusuyla konuşmazsanız o hata ömür boyu sizinle kalır. O açıdan mümkün olduğunca çok pratik yapın, sizden daha iyi seviyedeki arkadaşlarınız ve hocalarınızdan sizi düzeltmelerini, tavsiye vermelerini isteyin. Bu şekilde adım adım daha iyi konuşabilirsiniz. Sonuçta İngilizce konuşmak, ciddi emek ve zaman isteyen bir süreç. Mükemmelliğe değil, anlaşılabilirliğe ve iletişime odaklanın. Hatalarınızdan ders çıkarın. Sık sık yaptığınız hataları not alıp, bilinçli bir şekilde bunların üzerine gidin. Yani eğer içinizi rahatlatacaksa şunu söyleyebilirim; yıllardır profesyonel olarak İngilizce yazı yazan ve konuşan biri olarak zaman zaman yorgunluktan ya da o anki iş karmaşasından SVA dediğimiz özne yüklem uyumunu ben bile karıştırabiliyorum. O yüzden arada bir hata yaparsanız kendinize karşı çok acımasız olmayın.
Peki ya aksan!
Bunu da bir bonus olarak yazayım istedim. Mesela İngilizce öğrenirken İngiliz aksanı ya da Amerikan aksanına kayabilirsiniz. Fark etmişsinizdir ikisi arasında bariz sessel farklılıklar var. Yani birinin konuşmasını dinleyip İngiliz mi Amerikalı mı Kanadalı mı Avustralyalı mı anlamak mümkün. Peki bu aksan konusu ne kadar önemli? Aksanlı konuşmanız mı gerekiyor? Bir aksan diğerini anlamaz mı? Aslına bakarsanız kelimeler arası ufak farklar olsa da İngilizce konuşan milletler birbirini rahatça anlıyor. Belli bir aksanı öğrenmek güzel olabiliyor ama illa da çok şahane bir Amerikan ya da İngiliz aksanıyla konuşacaksınız diye bir kural yok. Uluslararası iş dünyasında şu an esas olan, anlaşılır ve temiz konuşmak, bunu yapabildiğiniz sürece hedefinize ulaşırsınız ama ne olur İngilizceyi Türkçe gibi konuşmayın.
İngilizce konuşma becerinizi geliştirecek yazılar
-
Speaking Geliştirme: Daha iyi İngilizce konuşabilmek için 5 adım
-
İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum diyenler için çözüm önerileri
-
Speaking sınavı taktikleri, ipuçları & tüyoları ile daha yüksek puan alın
-
Speaking konuları & İngilizce konuşma konuları ile pratik yapın
Nasıl İngilizce Sunum Yapılır?
İngilizce sunum yapmak pek çok öğrenciyi heyecanlandıran bir konu. Bu sebeple herkese yardımcı olmak adına adım adım pratik bir örnek üzerinden Nasıl İngilizce Sunum Yapılır dersini hazırladım. İzleyip uygulamanızı öneririm.
İngilizce konuşma becerisini geliştirme, İngilizce konuşma becerisi nasıl geliştirilir, speaking becerilerinizi geliştirmek için tavsiyeler, speaking alıştırmaları
Bugün bu düşünceyi nasıl geliştiriyorum?
İlk yazıdaki görüşlerim yukarıda kalsın. Aşağıda ise aradan geçen zamanda öğrendiklerimi, yeni kaynakların kattığı ayrımları ve bugün ekleyeceğim pratik araçları paylaşıyorum.
“Konuşamıyorum” hangi sorun olabilir?
| Gözlem | Olası darboğaz | Uygun çalışma |
|---|---|---|
| Ne söyleyeceğinizi Türkçede de bulamıyorsunuz | İçerik ve görev planlama | Ana fikir + iki destek noktası hazırlama |
| Kelimeyi biliyor ama konuşurken bulamıyorsunuz | Sözcüğe hızlı erişim | Konu kümeleri, retrieval ve süreli yeniden anlatma |
| Tek tek cümle var, cevap ilerlemiyor | Söylem yapısı | Gerekçe, örnek, karşılaştırma ve sonuç iskeleti |
| Çok uzun duraklıyor veya sık başa dönüyorsunuz | Formülasyon ve akıcılık | Kısa görev tekrarı, chunk ve ölçülü planlama |
| Dinleyici sık sık tekrar istiyor | Anlaşılırlık | Hedef ses, kelime vurgusu, ritim ve tempo |
| Hazır monolog iyi, sohbet kopuyor | Etkileşim | Soru sorma, açıklama isteme, sıra alma ve onarım |
| Kolay konuda iyi, yeni konuda çöküyor | Dar kelime/konu alanı veya ezber | Farklı görev ve konuşmacılarla aktarım |
| Çok kaygılanıp bildiğinizi kullanamıyorsunuz | Performans baskısı | Kademeli zorluk, küçük güvenli görevler, gerçekçi prova |
Bu tablo klinik kaygı veya konuşma bozukluğu tanısı değildir. Güçlük birinci dilde de belirginse veya günlük yaşamı etkiliyorsa uygun bir uzmandan değerlendirme alın.
Konuşma için gramerin tamamını bitirmek gerekir mi?
Hayır. Temel zaman, soru, olumsuzluk, özne-fiil uyumu ve sık cümle kalıpları gereklidir; fakat bütün istisnaları öğrenene kadar konuşmayı ertelemek üretim hızını geliştirmez.
İki çalışma biçimini birlikte kullanın:
- Akıcılık turu: Mesajı kesmeden tamamlayın; küçük hatalarda durmayın.
- Doğruluk turu: Kaydı inceleyip bir hedef yapıyı düzeltin; görevi yeniden yapın.
Her cümlede kendinizi düzeltmek iletişimi parçalayabilir. Hiç geri dönmemek de aynı hatayı yerleştirebilir. Görev sırasında anlamı, görev sonrasında seçilmiş biçimsel hedefi önceliklendirin.
Kelimeyi tanımak ile konuşmada kullanmak aynı değildir
Bir kelimeyi metinde görünce anlamak, onu saniyeler içinde uygun biçimi ve eşdizimiyle üretmekten daha kolaydır. Tek sözcük listesi yerine konuşma parçaları hazırlayın:
- give an example
- one reason for this is …
- from my experience …
- what I mean is …
- I’m not certain, but …
- could you clarify what you mean by …?
Chunk ezberlemek bütün cevabı ezberlemek değildir. Sık iletişim işlevlerini hazırlar; içeriği duruma göre değiştirirsiniz.
Yeni kelime için üç üretim yapın:
- Kendi hayatınızdan doğru bir cümle.
- Aynı kelimeyle soru.
- Ertesi gün farklı bağlamda sözlü kullanım.
Kelimeyi yalnız tanımdan değil, kullanım ve geri çağırmadan öğrenin.
Görev tekrarı nasıl kullanılmalı?
2025 görev tekrarı meta-analizi, L2 sözlü üretimde tekrarın doğruluk ve sözdizimsel karmaşıklıkta daha büyük; akıcılık ve sözcüksel karmaşıklıkta daha küçük olumlu ortalama etkiler gösterdiğini bildirir. Etki görev türü, bağlam ve tekrar aralığına göre değişir.
Pratik 4/3/2 uyarlaması:
- Bir konu hakkında 4 dakika konuşun.
- Kaydı dinleyip yalnız bir içerik ve bir dil sorunu seçin.
- Aynı mesajı 3 dakikada yeniden kurun.
- Kısa aradan sonra 2 dakikalık daha açık sürüm üretin.
- Ertesi gün benzer fakat yeni bir konuda aynı yapıyı kullanın.
Süreyi kısaltmak sizi anlaşılmaz hızda konuşmaya zorlamamalıdır. Amaç gereksiz tekrarları azaltmak ve mesaj yapısını erişilebilir hâle getirmektir. Aynı cevabı kelimesi kelimesine ezberlemek yerine fikirleri yeni cümlelerle kurun.
Kendi kendine konuşmak işe yarar mı?
Evet, planlama ve formülasyon pratiği sağlar; fakat karşılıklı konuşmanın tamamını içermez. Şu görevler kullanılabilir:
- odadaki bir nesnenin nasıl çalıştığını açıklama,
- günün bir kararını gerekçelendirme,
- kısa haber veya videoyu yeniden anlatma,
- iki seçeneği karşılaştırma,
- bir probleme çözüm önerme,
- iş görüşmesi veya sunum sorusuna cevap verme.
Kaydı aldıktan sonra transcript çıkarın ve yalnız anlamı etkileyen örüntüleri arayın. Her um veya duraklamayı hata saymayın; doğal konuşmada planlama işaretleri bulunur.
Kendi kendine çalışmanın sınırlarını gidermek için haftada en az bir etkileşim görevi ekleyin: konuşma partneri, öğretmen, küçük grup veya yapılandırılmış çevrim içi görüşme. Karşı tarafın sorusunu yanlış anlama, açıklama isteme ve konuşmayı onarma becerileri yalnız monologda ölçülmez.
Sesli okumak speaking pratiği midir?
Sesli okuma, kelime telaffuzu, ritim, nefes ve kayıt karşılaştırması için yararlıdır. Fakat fikir üretme veya gerçek zamanlı cümle kurmayı gerektirmez; bu yüzden konuşma gelişiminin tamamı değildir.
Üç aşamalı kullanın:
- Kısa bir özgün kaydı dinleyip metni takip edin.
- Metni anlam gruplarına bölerek sesli okuyun ve kaydedin.
- Metni kapatıp aynı fikri kendi cümlelerinizle anlatın.
Son aşama, kontrollü ses çalışmasını bağımsız üretime bağlar.
Aksan mı, anlaşılırlık mı?
Anadili konuşuru gibi ses çıkarmak ile kolay anlaşılmak aynı hedef değildir. Avrupa Konseyi CEFR fonoloji sayfası, eski ölçeğin ilerlemeyi anadili konuşuruna benzemek gibi gösterebildiğini; araştırmanın iletişimde anlaşılırlığın daha önemli olduğunu belirtir.
Saito’nun meta-analizleri de comprehensibility ve accentedness değerlendirmelerinin farklı özelliklere dayandığını, öğretimin anlaşılma kolaylığında anadili konuşuru benzerliğine göre daha belirgin kazanım gösterebildiğini açıklar. Daha yeni ilişkiler meta-analizi, akıcılık, anlaşılırlık, anlaşılma kolaylığı ve aksanlılığın ilişkili ama özdeş olmadığını destekler.
Öncelik sırası:
- Anlamı değiştiren ses ayrımları,
- Kelime vurgusu,
- Cümle vurgusu ve anlam grupları,
- Dinleyiciyi zorlayan tempo ve duraklar,
- Hedef bağlamdaki özel telaffuz ihtiyaçları.
Türkçe etkisi taşıyan bir aksan tek başına hata değildir. Dinleyici mesajı düzenli olarak yanlış anlıyorsa somut ses veya prozodi örüntüsünü çalışın.
Otomatik konuşma tanıma telaffuzu ölçer mi?
Telefon veya belge uygulaması söylediğinizi doğru yazdıysa bu, belirli mikrofon ve model koşulunda sinyalin beklenen sözcükle eşleştiğine dair sınırlı bir işarettir. Telaffuzunuzun her dinleyici için doğru, doğal veya kolay anlaşılır olduğunu kanıtlamaz. Sistem bağlamdan tahmin edebilir; bazı aksanlarda daha çok hata yapabilir.
ASR’yi teşhis ipucu olarak kullanın:
- Aynı kelime sürekli yanlış yazılıyorsa kaydı sözlük örneğiyle karşılaştırın.
- Cümleyi bağlamdan bağımsız tekrar deneyin.
- Farklı sistem veya gerçek dinleyiciyle doğrulayın.
- Tek bir “pronunciation score”u nihai yeterlik saymayın.
“İngilizce düşünmek” zorunlu mu?
Konuşmanın ilk döneminde birinci dilden yararlanmak normaldir. Hedef zihinden Türkçeyi yasaklamak değil, sık anlam-kalıp bağlantılarını doğrudan ve hızlı kullanabilmektir.
Bunu geliştirmek için:
- düzeyinize uygun cümle kalıplarını bağlamda çok kez görün,
- kısa cevapları süreli tekrar edin,
- nesne ve eylemleri İngilizce betimleyin,
- bilinmeyen kelimede susmak yerine açıklama yapın,
- konuşma sonrasında gereken kelimeyi öğrenip görevi tekrarlayın.
“Türkçe düşündüm, başarısız oldum” ölçülebilir bir hata değildir. Bunun yerine duraklama süresi, tamamlanan fikir, onarım ve yeni görevde kelime erişimini izleyin.
Geri bildirim nasıl alınmalı?
“Bütün hatalarımı düzelt” talebi konuşmayı kesebilir ve bilişsel yükü artırabilir. Partner veya öğretmenden her görevde 1–3 hedef istemek daha uygulanabilirdir:
- Mesajım nerede anlaşılmadı?
- En çok tekrarlanan dil hatası neydi?
- Hangi telaffuz örüntüsü anlamayı etkiledi?
- Hangi cümle daha doğal fakat aynı düzeyde kurulabilir?
- Bir sonraki tekrarda yalnız neye odaklanmalıyım?
Geribildirim sonrası aynı görevi ve daha sonra yeni görevi yapın. Yalnız doğru cümleyi görmek, onu konuşmada erişilebilir hâle getirmez.
Dört haftalık plan
1. hafta — Başlangıç kaydı
Üç görev seçin: kişisel anlatı, fikir savunma ve açıklama. Her birini 90 saniye kaydedin. Rubrik:
| Boyut | 0–2 puan sorusu |
|---|---|
| Görev | Soruyu doğrudan ve yeterli cevapladım mı? |
| Yapı | Ana fikir ve destek noktaları izleniyor mu? |
| Dil | Hatalar anlamı ne kadar etkiliyor? |
| Akıcılık | Mesajı bozan uzun kopmalar var mı? |
| Anlaşılırlık | Dinleyici tekrar istemeden anlayabiliyor mu? |
2. hafta — Tek darboğaz
En düşük boyutu seçin. Günde 15–25 dakika aynı türde kısa görev, kayıt, tek hedefli düzeltme ve tekrar yapın.
3. hafta — Etkileşim
En az iki gerçek konuşma yapın. Soru sorma, açıklama isteme ve yanlış anlamayı onarma ifadelerini bilinçli kullanın.
4. hafta — Aktarım
Başlangıçtakilere benzeyen ama yeni üç görev kaydedin. Aynı rubriği mümkünse aynı insan değerlendiriciyle uygulayın. Eski ezberlenmiş görev yerine yeni görevde gelişim arayın.
Kullanışlı iletişim onarım ifadeleri
- Could you say that again more slowly?
- Do you mean …?
- If I understand correctly, …
- I don’t know the exact word, but it is a type of …
- Let me rephrase that.
- What I’m trying to say is …
- Could you give me an example?
Bu ifadeler “boşluk doldurmak” için değil, iletişim sorununu birlikte çözmek için kullanılır.
Sonuç
Konuşma gelişimi doğrusal değildir: bazı görevlerde akıcılık artarken yeni ve zor konuda doğruluk geçici olarak düşebilir. Tek kayda veya tek kişinin izlenimine değil, farklı görevlerde tekrarlanan ölçümlere bakın. Hazırlık, görev tekrarı, seçici geribildirim, anlaşılabilirlik çalışması ve gerçek etkileşim birlikte ilerlediğinde gelişimi daha güvenilir biçimde görebilirsiniz.
E-posta Bülteni
Yeni ders ve kaynaklardan haberdar olun
Hüseyin Demirtaş ile İngilizce e-posta bültenine katılın, İngilizcenize sınıf atlatacak yeni ders ve kaynaklardan haberdar olun.
Comments
Emre — 2016-02-03 01:07:50
Yazınız için teşekkürler. Yalnız son cümleniz aklıma takıldı. :) Ingilizceyi Türkçe gibi konuşmayın derken tam olarak neyi kastettiniz? Türkçe düşünmemeyi mi yoksa ıılamama gibi şeyleri mi? Bir de çözüm olarak ne önerirsiniz?
Hüseyin Demirtaş — 2016-02-04 15:29:03
Türkçe düşünmeyin demeyi hedefledim. İngilizce konuşurken Türkçe gibi düşünüp Türkçeden yola çıkmak işinizi zorlaştırır. İngilizce konuşurlen ıılama gibi sorunların önüne geçmek için ise filler dediğimiz doldurma ifadeleri kullanmak lazım. Mesela well, you know, let me think gibi ara ifadeler kullanabilirsiniz.
Emre — 2016-02-04 16:07:48
Geri dönüşünüz ve yanıtınız için teşekkür ederim.
ingilizce dizi — 2016-12-24 21:32:02
bence ingilizce altyazılı diziler çok izlenmeli ve ingilizce öğrenilecekse tamamen o günü ingilizce için ayırmalısın günü ingiliz gibi başlayıp ingiliz gibi bitirin :))
Hakan — 2019-09-14 19:10:42
Yıllardır ingilizce konusunda araştırmalar yaparım. Bu kadar güzel bilgilerin bir araya getirildiği efsane başka bir blog görmedim. Ayrıca youtube kanalınız da çok iyi. Gerçekten bir çok kişinin hayatını değiştirdiğinizden çok eminim. Detaylı bilgiler mevcut. Çok iyi gerçekten.
Hüseyin Demirtaş — 2019-09-15 20:43:44
Teşekkür ederim Hakan Bey. Araştırma ve çalışma sürecinizde başarılar diliyorum.
Hakan — 2019-09-15 20:58:09
Çok teşekkür ederim. Siz de doktoralık sürecinde kolaylıklar olsun. Davanızda başarılar..
Kaynaklar ve editoryal not
Bu rehber, konuşma gelişimini anadil aksanı taklidi veya ölçülemeyen 'İngilizce düşünme' hedefiyle eşitlemez. 2025 görev tekrarı meta-analizi, konuşma anlaşılırlığı ve aksan ayrımını inceleyen meta-analizler ve Avrupa Konseyi'nin güncel fonolojik yeterlik yaklaşımı kullanıldı. Araştırma bulguları görev, düzey ve bağlama göre değişebildiği için kesin süre veya garanti verilmedi. Teşhis rubriği ve dört haftalık plan bu sayfa için özgün hazırlandı. Son editoryal inceleme: 23 Ağustos 2026.
- 1Task repetition and L2 oral performance: A meta-analysis
System — 2025
Aynı veya benzer konuşma görevini aralıklı tekrarlamanın doğruluk, karmaşıklık, kelime çeşitliliği ve akıcılıktaki farklı ortalama etkilerini açıklamak için kullanıldı.
- 2What Characterizes Comprehensible and Native-like Pronunciation Among English-as-a-Second-Language Speakers?
TESOL Quarterly — Saito, 2021
Anlaşılabilirlik ile anadili konuşuru gibi aksanın ayrı hedefler olduğunu ve öğretimin anlaşılırlıkta daha belirgin kazanımlar gösterebildiğini açıklamak için kullanıldı.
- 3The relationships among L2 fluency, intelligibility, comprehensibility, and accentedness
Studies in Second Language Acquisition — 2025
Akıcılık, anlaşılırlık, anlaşılma kolaylığı ve aksanlılığın ilişkili fakat aynı olmayan yapılar olduğunu göstermek için kullanıldı.
- 4Phonological competence
Council of Europe — CEFR
Anadili konuşuru aksanı yerine anlaşılırlık, sesletim ve prozodiyi öne alan güncel yeterlik yaklaşımını doğrular.