Türklerin Tense’ler ve Gramer ile İmtihanı

Ülkemizde neredeyse ömür boyu öğretilen ama yine aynı şekilde ömür boyu öğrenilemeyen konulardan biri tense'ler yani İngilizcedeki zamanlar. 4. sınıfta tenseler anlatılmaya başlanır, 5'te, 6'da, 7'de, 8'de sonra lisede sonra üniversite hazırlıkta… Sonra eğer kişi yine öğrenmemişse bir de iş hayatında ya da üniversite sonrasında gidilen kurs ya da eğitimlerde tense'ler anlatılır. Yani iş uzar da uzar.

Peki bu tense'ler böylesi zor, devasa, korkutucu bir konu mu? Yıllar geçiyor da niye bu tense'ler bir türlü öğrenilemiyor? Sıkıntı tense'lerde mi bizde mi?

Türklerin gramerle imtihanı

Türklerin gramerle imtihanı

Türklerin Gramerle İmtihanı

Tense'lerin öğrenilememesinin en başta gelen nedeni Türklerin İngilizce gramerle imtihanıdır. Aslında buna İngilizce gramer takıntısı demek daha doğru. Gerçi bu belki de sistemin dayattığı bir şey. Öğrencilere gramer olmazsa sanki dil öğrenmek mümkün değilmiş havası verilir. Sanki gramer İngilizcenin kendisiymiş, gramersiz İngilizce olmazmış gibi konuşulur. Bunu duyan öğrenci de gramere sarılır. Çalışır da çalışır, yarım bırakır sonra tekrar döner baştan çalışır. İngilizce = gramer diye öğrendiği için İngilizcesi ilerlemeyince demek benim gramerim kötü ki İngilizcem de ilerlemiyor diyip tekrar tekrar gramer çalışır. Yazık diyorum. Bu çoğu insanın yıllarına mal olan ve motivasyonlarını tüketen kısır bir döngü.

İngilizce > Gramer

İngilizce eşit değildir gramer. İngilizce gramer değildir. Gramer İngilizce olamaz. Gramer İngilizcenin olsa olsa en fazla yüzde 30 veya 40'ı olabilir. Türkçeyi nasıl öğrendiğinizi düşünün, çocukların nasıl dil öğrendiğini inceleyin. Önce kelimeler ve ifadeler öğrenilir. Kelimeler ve ifadelerden sonra gramer öğrenilmeye başlanır. Çocul önce “su” demeyi öğrenir. Sonra “istemek” fiilini öğrenir. Sonra epey ilerledikten sonra “su istiyorum” demeyi öğrenir. Yani gramer çocuklar için son parçadır.

Gramer Harç, Kelime Tuğla

Şimdi bir kendinizi düşünün. Sular seller gibi tenses öğrendiniz. Hangi fiil nasıl çekilir öğrendiniz. Tüm istisnaları ezberlediniz. Sonra İngilizce konuşulan bir ülkeye gittiniz ama aklınıza “su” İngilizce'de nasıl denir gelmiyor ya da markete gittiniz “yumurta” isteyeceksiniz ama yumurtanın İngilizcesi aklınıza gelmiyor. Böyle bir durumda grameriniz 100 olsa faydası yok çünkü gramer soyuttur, hayat ise somut.

Gramer dil değildir. Gramer, dili, kelimeleri, anlamları birbirine bağlayan bir çeşit yapıştırıcıdır ya da vidadır. Gramer dilin yapı taşları olan kelimeleri birbirine bağlar. Ancak kelimeler olmadan gramer bir hiçtir. Gramer gereksiz demiyorum. Tam tersine benim size önerim hızlı bir şekilde temel bir gramer kitabını bitirip hemen bol bol İngilizce okumaya ve dinlemeye geçmeniz olur. Gramer öğrenin ama takılmadan bir tur öğrenin. Sonra İngilizceyi kullanarak grameri oturtun.

Gramer = Teorik Sürücü

Gramer öğrenmeyi sürücü kursunda teorik sürüş dersi almaya benzetebilirsiniz. O ders basittir. Size 100 saat direksiyonu ne tarafa çevirmeniz lazım hangisi gaz hangisi pedal anlatmalarına gerek yok! Öyle 100 saat çalışsanız pratiksiz arabayı süremezsiniz. Dil için de böyle sürekli gramer çalışsanız sonra gerçek hayatta konuşmanız, dinlemeniz ya da yazmanız gerektiğinde takılıp kalırsınız çünkü pratiğiniz yoktur. Halbuki öğrendiğiniz temel grameri sürekli okuyarak, dinleyerek tekrar edip pekiştirseniz hem diliniz hem grameriniz gelişir. Bakın burada dil ve grameri ayrı kullanıyorum çünkü dil hakimiyeti yani bir dildeki yetkinlik ile gramer aynı şey değildir. Ama bu ülkede nereye gitseniz neredeyse yüzde 90'ında bir gramer saplantısı var. Kurslarda, eğitimlerde, müfredatta. Ömür boyu gramer çalış, öğrencileri meşgul tut, vakit geçir şeklinde bir sistem. Ancak sonra o öğrenci İngilizce kullanması gerektiğinde afallayıp kalıyor. Düşünüyor ben on kur İngilizce aldım niye böyle oldu? Sizce cevabı açık değil mi?

Türkiyedeki Gramer Sancıları

Bu gramer saplantısı, ele avuca gelmez eften püften konulara öğrenciler o kadar alıştırılmış ki bir öğrenciyle bire bir İngilizce ders yapmaya başladığımda birkaç dersimizi bu kemikleşmiş yanlışları kırmak için harcamam gerekiyor.

İnsanlara ömür boyu gramer anlatılıyor ama iki kelimeyi nasıl telaffuz edecekleri anlatılmıyor. Tenseler ezberletiliyor ama bak “beach” ile “bitch” kelimelerini aynı telaffuz edersen (biri “sahil”, biri “fahişe” demek) büyük bir hata edersin denmiyor.

Ömür boyu gramer anlatılıyor ama bir epostanın sonuna İngilizce olarak “İstediğiniz dosya ektedir” nasıl denir öğretimiyor.

Her yıl aynı gramer konuları tekrar ediliyor ama İngilizce gazeteden bir haber okumak, analiz etmek öğretilmiyor.

Her yıl modal'lar anlatılıyor ama İngilizce kelime nasıl öğrenilir, İngilizce sunum nasıl yapılır, writing nasıl geliştirilir anlatılmıyor.

Anlatılan şey aynı, değişen bir şey yok. Aynı yahniyi kaynat kaynat dur. Bu sistem çökmüştür, böyle bir sistem işlemez. Bu sistem şimdiye kadar pek çok insanı mağdur etti, İngilizceden soğuttu. Siz de kurban olmayın.

2 thoughts on “Türklerin Tense’ler ve Gramer ile İmtihanı”

  1. Kıymetli hocam öncelikle emekleriniz ve dil gelişimi için gösterdiğiniz çaba için çok teşekkür ederim. Bende İngilizce öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. Sizden hem ricam hem de kullanıcılar açısından iyi olacak bit tavsiyem olacak, acizane. Yorumlardan okuduğum kadarı ile her seviyeden kişiler var. Eğer paylaşımlarınızı ve tavsiyelerinizi burda tasnif ederseniz çok daha güzel olur. Örn: beginner için okuma tavsiyeleri, speaking tavsiyeleri, sözlük tavsiyeleri vs. Böyle olursa aşağı yukarı seviyesini bilen kişi direk sizin tavsiyeleriniz üzerinden ilerleme kaydeder. Acizane fikrim..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir