Sıfırdan İleri Seviyeye İngilizce

Sıfırdan İngilizce demek sadece kuru kuru İngilizce gramer öğrenmek demek değil. Sıfırdan İngilizce demek İngilizceyi anlamak demek. İngilizcenin geçmişini ve bugününü anlarsanız, dilin ne şekilde öğrenildiğini ve geliştiğini kavrarsanız kendi öğrenme süreciniz çok daha etkili, hızlı ve başarılı olur.

Ben Kimim? Neden?

Merhaba eğer hala tanışmadıysak, hoş geldiniz! Ben Hüseyin Demirtaş. Trabzonun küçük bir köyünden sıfırın altında başlayan İngilizce öğrenme yolculuğumda üniversite sınavında dil derecesiyle Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim bölümüne, oradan Amerika, İngiltere ve dünyanın dört bir yanına ulaşan İngilizce öğrenme ve öğretme yolculuğumda edindiğim tecrübeleri Sıfırdan İngilizce serisinde sizinle paylaşıyor olacağım.

Sıfırdan İngilizce öğrenmeye başlayanlarla da İngilterede hukuk okuyan öğrencilerle de çalıştım. Tıptan turizme, ekonomiden tekstile kadar alanında büyük işler yapan pek çok iş insanı ve aile ile çalıştım. Bu süreçte sahadaki tecrübemi Bilişsel Bilim yüksek lisans eğitimimle ve öğrenme bilimleri alanındaki çalışmalarımla harmanladım. Peki bunları neden anlatıyorum? Uzmanlık ve tecrübenin önemine inanıyorum. Herkesin fikir sahibi olduğu ama bilgi ve tecrübe sahibi olmadığı bir dünyada bilenle bilmeyeni birbirinden ayırmanın önemine inanıyorum çünkü maalesef her yıl sayısız öğrencinin yetersiz ya da yanlış eğitim ve kaynaklarla mağdur edildiğini görüyorum.

İngilizceye Dair İlham Veren Sonuçlar

Şu an okumakta olduğunuz Hüseyin Demirtaş ile İngilizce sitesi 10,614,608+ ziyarete ve 5+ milyon okura ulaştı. Hüseyin Demirtaş ile İngilizce YouTube kanalı 156.000+ aboneye ve 7,142,763+ izlenmeye ulaştı.

Hedef ve sonuç odaklı hazırladığımız Hüseyin Demirtaş Akademi kitapları ve video eğitim paketleri Türkiyenin 81 ilini aşıp İngiltereden Kanadaya, Avustralyadan Amerikaya pek çok ülkeden okurlarımıza ve öğrencilerimize ulaştı.

Tüm bu süreçte inanmış, kendini Türkiyede daha etkili ve bilinçli bir İngilizce eğitimine adamış küçük bir ekiple aslında ne kadar büyük işler yapabildiğimizi gördük. Öğrencilerimizin, okurlarımızın ve velilerimizin yorum ve desteği bize uzun ve zorlu yolda güç ve ilham veriyor.

Sıfırdan İleri Seviyeye İngilizce

Hüseyin Demirtaş ile İngilizce kanalında 480+ video ders var. Hüseyin Demirtaş ile İngilizce sitesinde 600+ ders var. Okurlarımıza bir sosyal sorumluluk projesi olarak sunduğumuz bu kapsamlı ders içeriğini en etkili şekilde kullanabilmek için detaylı bir sıralama ve listelemeye ihtiyaç var. Sıfırdan İngilizce sayfasında temelden ileri seviyeye kadar size sunduğumuz bu kaynakları sıralı ve anlaşılır bir biçimde listeleyeceğim. Böylece Sıfırdan İngilizce sayfası sizin için bir İngilizce öğrenme merkezi gibi işleyecek.

İngilizce Bilmek Ne Demek?

İlk önce dilbilim açısından bir dil bilmek ne anlama gelir buna bakalım. Dilbilim açısından bir dili bilmek

  • o dilin seslerini bilmeyi ve kullanmayı
  • o dilin hece yapısını bilmeyi ve kullanmayı
  • o dildeki cümle dizimini bilmeyi ve kullanmayı (yani cümlede özne, yüklem ve nesne gibi öğelerin yerleri)
  • o dildeki kelimelere ve anlama hakim olmayı
  • o dili bağlamına uygun şekilde kullanabilmeyi (mesela çirkin kelimesini yerine göre iyi yerine göre kötü anlamlı kullanılabilir)

gerektirir. Aslında burada saydığım bu beceriler dilbilimde phonetics, phonology, morphology, syntax, semantics ve pragmatics gibi alt dallara denk geliyor. Ancak özel olarak dilbilimci olmayacaksanız tek tek bu terimleri ezberlemek zorunda değilsiniz. Fikir sahibi olmanız için paylaşıyorum.

Evet bu şekilde bir yaklaşım mümkün. Bir de klasik anlamda öğrencilerin gözünden bakarsak tam anlamıyla İngilizce biliyorum demek için 5 beceriye hakim olmak lazım.

  • Grammar
  • Reading
  • Listening
  • Writing
  • Speaking

Ancak sistemi daha da özetleyecek olursak insanın ihtiyaç duyduğu en temelde gramer, kelime bilgisi ve telaffuz bilgisi. Bu üç temel yapıtaşı olduktan sonra gerisini inşa etmek çok daha kolay. O sebeple en temel haliyle İngilizce ya da başka bir dili öğrenme sürecini gramer kurallarını ve kelimeleri öğrenmek olarak nitelendirebiliriz. İşin en özet hali bu.

Gramerin İyisi Kötüsü

Gramer az önce de belirttiğim gibi dil eğitiminde temel parçalardan birisi ama maalesef çoğu zaman İngilizce öğrenmek eşittir gramer öğrenmek gibi yanlış bir algı oluşuyor. Gramer gerekli ama tek başına yeterli değil. Çoğu yerde maalesef yıllarca gramer anlatılıyor ama İngilizce okuma, dinleme, yazma ve konuşma cephesinde pek bir şey yapılmıyor.

Şimdi sizinle bir gerçek hayat durumu düşünelim. Bütün gramer kurallarını ezbere biliyorsunuz, İngilterede markete gittiniz size ekmek lazım, süt lazım ama bu kelimelerin İngilizcesini bilmiyorsunuz. Gramer uzmanı olsanız da yandınız çünkü anlamı aktaran temel parça kelimedir gramer değil.

Mesela aşağıdaki cümleyi ele alalım

  • Ben elma yemek istiyorum.

Bu cümle şimdiki zamanla, fiile birinci tekil kişi eki eklenerek yazılmış düzgün bir Türkçe cümle. Ancak bir yabancı bunu bize hiç gramer kullanmadan sadece kelimeler ile “Ben elma yemek istemek” diye söylese hatta “Ben istemek yemek elma” dese bile anlarız. Evet gramer bozuk ama anlatılmak istenen şey anlaşılıyor.

Benzer şekilde aşağıdaki cümleye bakalım

  • I want to eat an apple

Bu bizim yukarıdaki “Ben elma yemek istiyorum” cümlesinin İngilizcesi ancak İngilizcede bu cümle geniş zamanla yazılmış. Türkçeden farklı olarak yüklem özneden sonra geliyor. Diyelim ki Londradasınız arkadaşınıza “I apple want eat” deseniz/yazsanız cümleniz gramer olarak doğru olmasa da karşınızdaki kişi sizi anlar.

Bu örneklerden de görebileceğinizi gibi günlük hayatta pratikte en çok ihtiyaç duyduğunuz şey kelimeler yani sağlam bir kelime dağarcığına ihtiyaç var. Gramer de gerekli ama arada dengeyi bulmak lazım. Bizim öğrencilerimizle yaptığımız çalışmalarda gördüğümüz bir öğrenci müsait vakti ve çalışma hızına bağlı olarak İngilizce grameri 2-6 ay arasında bitirebilir. Bunun içinde piyasadaki en kapsamlı gramer kitabını bitirmek zorunda değilsiniz. Tüm kuralları ezberlemek zorunda değilsiniz. Gramer siz İngilizce okuma, dinleme, yazma ve konuşma çalışması yaptıkça iyice pekişir, kurallar zihninize yerleşir. Gramer çalışmayı sürüş dersi almaya benzetebiliriz. Gereklidir ama asıl ilerleme siz direksiyonun başına geçip pratik yaptığınızda gerçekleşir.

İngilizce Öğrenme ile ilgili Temel Meseleler

İlk olarak yanlış ya da eksik bilinen ama İngilizce öğrenme süreci ile alakalı kilit öneme sahip konulara değineceğiz.

İngilizce Öğrenmede Yaşınızın Etkisi

Toplumda belli bir yaştan sonra İngilizce öğrenilmez gibi yanlış bir algı var. Beyin araştırmalarına gidecek olursa nöral plastisite yani sinir esnekliği diyebileceğimiz bir durum var. İnsanın yaşı ilerledikçe bu esneklik genel olarak azalıyor. Bu da yaş ilerledikçe dil öğrenmeyi bir derece zorlaştırıyor. Ancak 15 yaşından sonra dil öğrenilmez, 30 yaşında sonra dil öğrenilmez diye bir durum yok. Ben 40 yaş üstü pek çok öğrenciyle resmen sıfırdan başlayıp onların birkaç yıl içerisinde ileri seviye İngilizce okuma ve yazma becerileri kazandıklarına şahitlik ettim. O açıdan suçu yaşa atıp tembellik etmenin bir manası yok. Evet belki 15 yaşındaki bir öğrenciye göre 30 yaşındaki bir öğrenci daha yavaş ilerleyecek ama gerekli emeği ve zamanı ayırıyorsa nihayetinde başarılı olacak, hayatını ve mesleğini devam ettirecek derecede İngilizce öğrenecektir.

İngilizce Öğrenmede Çocuk ve Yetişkin Farkı

İngilizce öğrenme sürecinde farklı yaş gruplarında farklı yaklaşımlar var. Biz çoğunlukla yetişkin diyebileceğimiz lise ve sonrası dönemdeki öğrencilerle çalıştığımız için uzmanlık alanımız bu yaş grubu. Çocuklarda dil öğreniminde dili yaşama ve oyunlaştırarak öğrenme çok daha yaygın. Yetişkinlerde ise örgün ya da programlandırılmış eğitim daha yaygın. İkisinin de kendine has artı ve eskileri var. Mesela bir çocuğun hayatının ilk 2 yılında öğrendiği İngilizceyi bir yetişkine birkaç haftada anlatmak mümkün. Ya da mesela bir çocuğa tek tek oturup gramer ve kurallar anlatmak pek makul değil. Çocuk onları oyunlarla ya da bağlam içerisinde görüp çıkarım yaparak öğreniyor. Bir yetişkin de aynı şekilde çıkarımlar üzerinden öğrenebilir ama direk kurallar üzerinden gidip çok daha hızlı ilerleyebilir.

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek için Ne Kadar Zaman Lazım?

Burada iki farklı örnek ve yaş grubu üzerinden gideceğim. Mesela üniversiteye yeni başlamış lisede ve öncesinde İngilizcesi çok zayıf olan Boğaziçili öğrencilerimizin bir yıl içerisinde ileri seviyede İngilizce öğrenip hazırlık sınıflarını geçtiklerini, İngilizce eğitim almaya başladıklarını gördük. Daha genç kitle için, vakti olan ve tam zamanlı İngilizce çalışacak öğrenciler için bir yıllık yoğun bir çalışma ile ileri seviye İngilizce elde etmek mümkün. İleri seviye İngilizce ile kastım IELTS 7, TOEFL 85 bandı puanlar almak. Öte yandan çalışan, yaşı daha ileri öğrenciler için süre daha uzun.

Mesela tekstil sektöründe yönetici olan ve ihracattan sorumlu bir öğrencimizle olan programımızı ele alalım. Sıfıra yakın bir seviyeden haftada 4 saat bireysel ders bunun dışında da ödev ve video eğitim çalışması ile 2 yıl içerisinde ileri seviye İngilizce metinleri okuyup, ileri seviye kompozisyonlar yazacak, fikirlerini İngilizce olarak ifade edebilecek konuma geldi. Bu da evli, çocuk sahibi, yoğun bir iş temposu olan bir öğrenci için muazzam bir başarı.

Öğrencilerle sıcak dirsek temasımızın olması, kimin ne sürede, ne şekilde ilerlediğini görmek, beklentilerimizi şekillendirmeyi ve gerçekçi bir çerçeve çizmeyi mümkün kılıyor. Herkes için sonuçlar bu şekilde mi? Hayır eğitimde hep bireysel faktörler vardır. Kimisi hedefine 6 ayda ulaşır kimisi 1 yılda kimisi 2 yılda. Ancak kesin olarak bildiğimiz bir şey var. Siz gerçek anlamda çaba, disiplin ve azim gösterdiğinizde sonuç er ya da geç geliyor. Ama karşılaştığınız ilk zorlukta bahaneler üretirseniz sonuç almayı beklemek hayalcilik olur.

İngilizce Öğrenmek Zor mu, Kolay mı, Beklentilerin Rolü Ne?

Pek çok insanı belki de perişan eden şey yanlış beklentiler. 2 haftada İngilizce öğrendi, 3 ayda şakır şakır konuştu gibi abuk sabuk başlıklar insanlara gerçekten uzak beklentiler aşılıyor. Evet belki ileride beyin araştırmaları şu andan çok daha hızlı öğrenmemizi sağlayacak yeni yöntem ve araçlar sunacak. Ancak şu anda sıfırdan başlayan bir öğrencinin birkaç ay gibi kısa bir sürede zirveye çıkmasını bekleyemeyiz. Mesela bir pilot ya da hostes standart anons ve ifadeleri belki birkaç ay içinde öğrenir ama birkaç ay içerisinde Economist ya da New York Times okumasını ya da TED konuşması izleyip anlamasını beklemek gerçekçi değil.

İngilizce öğrenmek zor mu? Evet zor. Ama severseniz kolaylaşır, öğrendikçe, ilerledikçe kolaylaşır. Çok kolay olacağını beklerseniz ilk zorlukta havlu atabilirsiniz. Hayattaki değerli pek çok şey gibi, İngilizce öğrenmek de özveri ve zaman ister. Sabır ister. Bunları ortaya koyarsanız nihayetinde hedefinize ulaşırsınız.

İngilizce Çalışma Planı

Biz öğrencilerimizle çalışırken temel olarak şu programı takip ediyoruz.

  • Gramer
  • Reading
  • Listening
  • Writing
  • Speaking

Neden Bu Sıra?

Bu sıranın bu şekilde olmasının birkaç temel sebebi var. İlk olarak gramer sevsek de sevmesek de (sevsek daha iyi olur) dilin temel parçalarından biri. İngilizcede cümle nasıl kurulur, zamanlar, şart cümleleri, edilgen yapılar, bağlaçlar, sıfat ve isimler gibi pek çok konuyu bilmeniz gerekiyor. Bunlar olmadan sağlam bir temel oluşturmak zor. Gramer çalışmak bunları öğrenmeyi sağlıyor. Ancak bizim yaklaşımımızda gramer çalışmak saplantı halinde ömür boyu gramer çalışmak değil. İyi bir gramer kitabını birkaç ay içinde bitirip sonra tüm enerjimizi reading becerimize veriyoruz çünkü gramer en iyi okuyarak ve kullanarak yerleşir.

4 Becerinin Etkileşimi

İngilizcede ve diğer tüm dillerdeki okuma, dinleme, yazma ve konuşma yani reading, listening, writing ve speaking becerilerini evrensel olarak iki gruba ayırabiliriz. Bunlar comprehension skills ve production skills yani anlama becerileri ve üretim becerileri. Okumak ve dinlemek, anlama ve algı temelli becerilerdir. Yazmak ve konuşmak ise üretim temelli becerilerdir. Bir insanın üretime geçebilmesi için önce anlaması yani tabiri caizse depoyu doldurması gerekir. Hiç fizik dinlememiş biri fizikle alakalı konuşabilir mi? Hiç tarih okumamış, dinlememiş biri, hiç tarih konuşabilir mi?

Benzer şekilde İngilizce okumamış, dinlememiş, zihnini İngilizce ile doldurmamış biri İngilizce yazıp konuşabilir mi? Hayır. Çocukları düşünün. Dünyaya gelen bir çocuk ilk birkaç yıl, dinliyor, dinliyor, dinliyor, takip ediyor. Zihnini etrafındaki dille doldurup yavaş yavaş konuşmaya başlıyor. O sebeple sağlıklı bir İngilizce temeli için önce İngilizce okuma ve dinleme becerisinin çok iyi bir seviyede olması lazım. İngilizce okuma ve dinleme çok iyi olmadan onun üzerine İngilizce yazma ve konuşma becerisi inşa etmek neredeyse imkansız. Sistem çöküyor.

İşte bu büyük hatalardan birisi. Öğrenci geliyor diyor ki hocam ben İngilizce konuşmak istiyorum. Bir İngilizce cümle gösteriyorum, burada ne anlatıyor diyorum, anlamıyor, bir şey söylüyorum dinleyip anlamıyor, bir paragraf yaz diyorum yazamıyor. Güzel kardeşim, önündeki kağıda iki cümle yazamazken, basit bir paragrafı okuyup anlayamazken sen nasıl İngilizce konuşacaksın. Depo boş.

Önce Anla, Sonra Anlat

Tüm bu sebeplerden ötürü biz önce anlama sonra üretim becerilerine odaklanıyoruz. Yani önce reading ve listening iyi bir seviyeye geliyor. Daha sonra writing ve speaking becerilerine odaklanıyoruz. Reading ve listenin çalışmasında da reading yetişkinler için listeninge göre daha hızlı ve yoğun ilerlediği için önce reading odaklı gidiyoruz çünkü İngilizce cümle okuma anlama becerisi çok iyi hale geldikten sonra listening yani dinleme sadece bol pratikle kulağı alıştırma meselesi. Yani işin özünde kelime dağarcığınızı geliştirip, İngilizce cümleleri hızlı şekilde analiz edip anlamlandırma var.

Reading ve listening bittikten ya da belli bir seviyeye geldikten sonra writing ve speaking çalışmaları başlıyor. Bu alanda da önce writing becerisine odaklanıyoruz. Neden mi? Çünkü hem yazma hem de konuşmada temel parça anlatmak istediğiniz şeyi anlatmak için kelime ve kuralları birleştirerek bir cümle üretmek. Yazarken bu cümle elinizden, konuşurken ağzınızdan çıkıyor ama esasında konuşma da yazma da bir cümle kurma (üretme süreci).

Durum böyle olunca cümle kurma pratiğini yeni başlayan bir öğrenci olarak kağıt kalemle yazı üzerinden yapmak daha kolay ve pratik. Öğrenci kağıt kalemle düşünüyor, yazmaya çalışıyor, bildiklerini birleştirip cümle ve paragraf yazmaya çalışıyor. Bu ciddi bir emek ve dönüşüm süreci. Yazı üzerinden hızlı şekilde cümle kurmayı, bildiklerini uygulamayı öğrenen bir öğrenci için konuşmak aslında sadece zihninde kurduğu cümleleri doğru bir telaffuzla seslendirme sürecine dönüşüyor. Konuşma çalışmadan önce yazma çalışmanın bir başka temel artısı da yazılar üzerinden bir öğrencinin hatalarına geribildirim yazmak, yanlışlarını düzeltip takip etmek daha pratik ve kolay. Yani yazıda hataların büyük bir kısmını temizleyip İngilizce konuşma sürecine temiz bir başlangıç yapmak mümkün.

Taşlar Yerine Oturuyor 🙂

Tüm bu sistem adım adım ve modüler şekilde temel becerileri kazanıp bunları doğru zamanda birleştirmek üzerine kurulu. Yani bir anda dünyayı fethetmeye çalışmıyoruz. Adım adım her bir beceriyi ele alıp ilerletip bir sonraki adıma geçiyoruz. Yani modüler bir yaklaşımla ilerliyoruz. Kompleks bir sistemi birbirini destekleyen parçalar inşa ederek kuruyoruz.

İngilizce Çalışmak mı Sınava Çalışmak mı?

Öğrenciler YDS, TOEFL, IELTS, Proficiency gibi sınavlar için çalışma programları yapıyor ancak gözden kaçan bir durum var. Eğer İngilizceniz iyiyse hangi sınava girdiğinizin pek bir önemi yok. Birkaç deneme çözüp hepsinden iyi puanlar almanız lazım. Ben zamanında 1-2 ay hazırlanıp Boğaziçinin hazırlık sınavını rahatça geçmiştim, üniversitede hiç test çözmeyip keyfine girdiğim YDS'de o zamandaki 100 soruluk sistemde 99 yapmıştım. Ya da yine öğrencilerime moral olsun diye neredeyse hiç çalışmadan TOEFL ve IELTS sınavlarına girip TOEFL için 120 üzerinden 115+ IELTS için 8,5+ bandı puanlar aldım.

Bunların sebebi sadece TOEFL, IELTS veya YDS uzmanlığı değil. Evet bu sınavların her birini tanıyorum biliyorum, hem bir öğrenci hem bir öğretmen olarak bu sınavlarla ilgili tecrübem ve bilgim var ama hepsinin ötesinde sağlam bir İngilizce temelim, geniş bir öğrenme aralığım var. Yani siz zaten kendi hayatınızda bolca İngilizce gazete, haber, makale, yazı okuyorsanız, radyo, TV, dizi takip ediyorsanız, okumayı seviyorsanız isteseniz de istemeseniz de iyi bir puan alıyorsunuz.

O sebeple eğer vakit varsa bence sağlıklı yaklaşım temelden tüm becerileri sağlıklı bir şekilde geliştirmek. İngilizce gramer, okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini sırayla veya ilerleme hızına göre bütünleşik olarak ilerletmek. Bu altyapı hazır olduktan sonra istediğiniz herhangi bir İngilizce sınavına birkaç aylık bir çalışmayla hazır olmanız mümkün. Zaten şöyle de bir durum var. TOEFL ve IELTS kaynaklarından çalışabilmek, o denemeleri çözebilmek için en az orta üstü düzeyde bir İngilizce gerekiyor yani dediğim yere geliyoruz yine.

O açıdan mesela temelden başlayan ve TOEFL/IELTS/Proficiency hedefi olan bir öğrencimiz için Hüseyin Demirtaş Akademi kitap ve video eğitimleri ile çalışırken kapsamlı bir program oluşturduğumuzda şu şekilde bir program ortaya çıkıyor:

Bu programla gramerden başlayıp, okuma, dinleme, yazma ve konuşma gibi tüm becerilerin hem altyapısını oturtuyor hem de her birini adım adım geliştiriyoruz. Böyle olunca öğrenci istediği sınava geçiş yapacak altyapıyı kazanmış oluyor. Bundan sonraki aşama hangi sınava hazırlanacaksa o sınava dair birkaç deneme setini bitirmek oluyor.

Ancak diyelim ki öğrenci YDS/YÖKDİL tarzı bir sınava hazırlanıyor. Durumu da nispeten acil. Bu sınavlarda sadece gramer ve okuma becerisi ölçüldüğü için tüm program ya da kitapları bitirtmek yerine şu tür bir program yapabiliriz:

Bunlar bittikten sonra bolca YDS/YÖKDİL denemesi çözülür. Sonrasında öğrenci istediği puanı aldıktan sonra dinleme, yazma ve konuşma programları ile yukarıdaki TOEFL/IELTS örneğinde olduğu gibi devam edilebilir.

Her Şey Açıksa Başlayalım!

Epeyce uzun bir giriş oldu. Ancak bir işe başlamadan önce sizi nelerin beklediğini sık yapılan yanlışları ve en iyi yöntemleri öğrenirseniz alacağınız verim o kadar artar. Tekerleği yeniden icat etmeye, herkesin yaptığı yanlışları tekrar etmeye gerek yok. Şimdi bu bölümden sonra sosyal sorumluluk projelerimiz kapsamında Hüseyin Demirtaş ile İngilizce okurları için hazırlamış olduğumuz dersleri temelden ileri seviyeye doğru sizinle paylaşacağım böylece seviyenize ve ihtiyaçlarınıza göre ilerleyebileceksiniz.

Bizi bekleyen temel çalışma alanları

  • İngilizce gramer
  • İngilizce okuma & anlama
  • İngilizce dinleme
  • İngilizce yazma
  • İngilizce konuşma
  • ve de tüm bunları desteklemek için İngilizce bilinci dersleri

Şimdi tüm bu beceriler için birer alt sayfa oluşturdum. Böylece okuma seviyesindeyken okumayı, dinleme yaparken dinlemeyi takip edebileceğiniz her bir beceriye dair özelleşmiş kaynak sayfaları oluşturuyorum.

Sıfırdan İngilizce Yol Haritası

İngilizce Bilinci (İngilizce Sohbeti)

İlk olarak Sıfırdan İngilizce Öğrenmek: İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir? yazısına okuyun.

İngilizce Altyapısı Tamam, Sıra Sınavlarda

İngilizce gramer, okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerilerinizi geliştirdikten sonra istediğiniz sınava çok daha rahat ve sağlıklı bir şekilde hazırlanabilirsiniz.

 

“Sıfırdan İleri Seviyeye İngilizce” hakkında 8 yorum

  1. Gülnaz Nəcəfova

    Ben bir Azerbeycanlıyım. Ve sizin videolarınıza zaman ayırıp dinliyorum. Üniversite öyrencisiyim ve şimdi üniversite ödevlerimi bu gün içinde bitirir-bitirmez bu proqramla ingilizcemi daha iyi seviyelere taşıma için start vericem. Umarım istediğim seviyyeye ulaşır ve başarı hikayemi sizinle paylaşırım. Saygılar

  2. Metin Ahmet Erkeleş

    Ben de üniversite son sınıf öğrencisiyim bunca zaman neden öğrenmedim diye kendime çok kızdım ama zararın neresinden dönsen kardır diye bakarak bugünden itibaren düzenli ve disiplinli bir şekilde çalışmaya başlıyorum. Verdiğiniz çizelge için teşekkür ediyorum. O çizelgeyi takip ederek sonunu getirdiğimde buraya dönerek tekrardan bir yorum bırakacağım şimdiden her şey için teşekkür ederim

    1. Hüseyin Demirtaş

      Zararın neresinden dönerseniz kardır. Doğru bir program ve istikrarlı çalışma er ya da geç sonuç verir. Şimdiden başarılar diliyorum.

  3. Hocam, ben sıfırdan ingilizce öğrenmek istiyorum. Sizin sayfada söylediklerinizi uygulamaya çalışıyorum. Gramerde zamanları dinledim, notlarımı aldım şimdi onları iyice pekiştirmeye çalışıyorum. Bir yandan da kelime öğrenmeye çalışıyorum. Sizin söylediğiniz yöntemle, 3-4 cümle dinliyorum, telaffuzu dinliyor ve yazıyorum, 1-2 cümle yazıyorum. Minumum öğrenmem gereken kelime sayısı ne kadar olmalı, en çok kullanılan 3000 kelimeyi yazmaya çalışıyorum ama çok zaman alacak ilk başlangıç için 1000 yeterli olur mu?

    1. Hüseyin Demirtaş

      Başlangıç için 1000 temel kelime iş görür, en sık kullanılan 3500 kelimeyi öğrendiğinizde de genel İngilizce metinleri %80 oranında takip edebilirsiniz.

      1. Hocam kelime defterini nasıl tutmam gerek, verim elde edebilmek için? alfabetik sırayla mı yapsam yoksa kısa hikayeler dinleyip ordaki bilmediğimiz kelimeleri mi yazsak.

  4. Hocam kelime defterini nasıl tutmam gerek, verim elde edebilmek için? alfabetik sırayla mı yapsam yoksa kısa hikayeler dinleyip ordaki bilmediğimiz kelimeleri mi yazsak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir