İçeriğe geç

Listening Nasıl Gelişir? Sorunu Teşhis Etme ve Çalışma Planı

Listening Nasıl Gelişir? Sorunu Teşhis Etme ve Çalışma Planı

Kısa cevap

Listening, sesi anlamlı dil birimlerine dönüştürme becerisidir. Gelişmesi için yalnızca saatlerce İngilizce duymak değil, anlamanın nerede koptuğunu belirlemek gerekir:

  1. Kısa bir parçayı metinsiz dinleyin ve ana fikri yazın.
  2. İkinci dinlemede kaçırdığınız bölümleri zaman koduyla işaretleyin.
  3. İngilizce altyazı veya transcript ile duyduğunuzu kontrol edin.
  4. Bilmediğiniz kelimeyi, bildiğiniz hâlde seste tanıyamadığınız ifadeden ayırın.
  5. Parçayı yeniden metinsiz dinleyin.
  6. Birkaç gün sonra benzer ama yeni bir parçada becerinin aktarılıp aktarılmadığını ölçün.

Bu döngü, “anlamadım, tekrar dinleyeyim” yaklaşımını bir teşhis ve öğrenme görevine dönüştürür.

İlk yazıdan: kişisel notlar

Bu yazının ilk hali: Aşağıda ilk kez 2016 yılında yayımladığım metni; kendi sesi, örnekleri ve o günkü düşüncelerimle korudum. Bazı ayrıntılar zamanla değişmiş olabilir; bugünkü bilgiler ve kaynaklar hemen sonraki bölümde.

Birkaç gün önce Boğaziçi Proficiency için çalıştırdığım bir öğrencimle listening nasıl gelişir konusunu konuşurken bana siz zaten hep İngilizce biliyordunuz o yüzden listening sizin için kolay dedi. Bunu duyunca bir an geçmiş gözümün önünde canlandı. Aslında listening benim için çok da kolay olmamıştı.

2008 yılında yabancı dil alanında Türkiye 12.‘si olup Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim’e yerleşince o yaz dönemini İngilizcemi daha da geliştirmek için kullanmıştım. İngilizcede Türkiye 12.‘si olmuştum ama bana dereceyi getiren sınav çoktan seçmeli bir testti. Ne İngilizce konuşma becerisini ne de İngilizce duyduğunu anlama becerisini ölçüyordu. Sınavın tek ölçtüğü okuma ve gramer bilgisiydi.

Gerçi söz açılmışken söyleyeyim İngilizce okuduğunu anlama becerisi ve geniş bir kelime dağarcığı diğer tüm beceriler için yani dinleme, konuşma ve yazma için bir temel oluşturur.

listening nasıl gelişir

Dağ Başında listening çalışmak

Hikayemize dönecek olursak ben o yazı Boğaziçinde İngilizce eğitim alacağım gerçeğini düşünerek İngilizcemi geliştirmeye adadım. Geliştirmek istediğim alanlardan ilki İngilizce dinleme becerisiydi çünkü derslere katıldığımda dinlediğimi anlamak istiyordum. Ancak önümde birkaç engel vardı. Bizim ev Trabzonda bir köydeydi ve evde o zaman internet yoktu. Şimdiki gibi 3G falan da yoktu; telefon zar zor çekiyordu. Bana İngilizce dinleyebileceğim kaynaklar lazımdı. Televizyonda İngilizce kanalımız yoktu. Bunlar engel olsa da aşılabilecek engellerdi. USB belleğimi alıp ilçeye indiğim bir gün akşama kadar onlarca İngilizce dinleme parçası indirdiğimi hatırlıyorum. Bir başka gün liseme gidip İngilizce labından bir sürü İngilizce kitabının dinleme CD’lerini topladım. Başka bir gün ise bir akrabamızdan interaktif bir İngilizce eğitim seti aldım. Artık elimde kabaca bir kaynak listesi oluşmuştu ve çalışmaya hazırdım.

Sonraki 2 ay boyunca sürekli olarak dinleme alıştırması yaptım. Önce bir parçayı defalarca dinleyip anlamaya çalışıyordum. Anlamadığım yerleri geri sarıp 10-15 kez dinlediğim çok olmuştur. Normalde insan bu kadar tekrardan sıkılabilir belki ama benim için hem dili sevmek hem de dilci olma sorumluluğunun getirdiği bir azim söz konusuydu. Gerçi şunu da söylemekte fayda var: Sevdiğiniz bir işi yaptığınızda çalışmış gibi hissetmiyorsunuz. Haftalarca bu şekilde giden bir çalışma düzeniyle adım adım ilerlemiş oldum. Onlarca CD dinledim sanıyorum, sonra o interaktif eğitimleri tamamladım. Ondan sonra ise farklı üniversitelerin Proficiency sınavları için yayınladıkları listening alıştırmalarını çözdüm. Listeningim muhteşem bir hale gelmedi muhtemelen ama rahatlıkla günlük olayları takip edecek ve temel dersleri dinleyecek durumdaydı.

Üniversitede listening

Sonrasında üniversite yılları geldi. Lisansta dört yıl farklı ülkelerden arkadaşlarımla İngilizce konuştum. Farklı ülkelerden gelmiş farklı aksanlara sahip hocalardan ders aldım. Kaç yüz saat İngilizce dinledim bilmiyorum. Bir alıştırma olarak değil hayatın bir parçası olarak. Tabi bu süreçte de bilinçli olarak listening üzerine çalıştım. Hem eğlenmek hem öğrenmek için Avatar çizgi filmini birkaç kez izlediğimi, sabahlara kadar Prison Break izlediğimi uzun süre Dexter takip ettiğimi hatırlıyorum. Tüm bunlar adım adım insanı geliştiren şeyler. Ama dikkat etmeniz gereken bir şey var. Listening alıştırması yaparken alt yazı olmaması lazım. Alt yazı olursa listeninginiz gelişmez.

İngilizce ile yatıp İngilizce ile kalktığım 4 yılın sonunda tahmin edin neler oldu? 2008 yılında üniversiteye başlamadan memleketin ücra bir köyünde listening becerilerini geliştirmeye çalışan ben 2012 yılında AHaber’da canlı yayında Barack Obama’nın seçim konuşmasını ve Sami Yusuf’un mülakatını çeviriyordum. İçinde olunca insana doğal geliyor ama bir an duraksayıp geriye bakınca insan şaşırıyor.

Sözün Özü

Tüm bu olanlar bana şunu gösteriyor: Eğer yaptığınız işi seviyorsanız, o işi hayatınızın bir parçası yapıyorsanız, her gün kendinizi o alanda geliştirmek için bıkmadan usanmadan çalışıyorsanız çok büyük mesafeler katedebilirsiniz.

Listening nasıl gelişir?

Bazıları çalışmalarına rağmen listeninglerinin çok da ilerlemediğini söylüyor. Eğer siz de çalışıyorsanız ama listeninginiz ilerlemiyorsa birazdan anlatacaklarım fayda sağlayabilir.

Listening Hatası #1

Öncelikle şunu bilmeniz lazım: Eğer İngilizce okuma anlama ve kelime dağarcığınız iyi durumda değilse listeninginizin ilerlemesi daha zor olur. İngilizce dinlemek İngilizce okumanın sesli halidir. Eğer İngilizce okumakta, okuduğunuzu anlamada zorluk yaşıyorsanız İngilizce dinlemede de aynı zorlukları daha çok yaşarsınız. Önce okuma anlama hızınızı ve kelime dağarcığınızı geliştirmeniz gerekir.

Listening Hatası #2

İkinci olarak ülkemizde ve dünyada çok ama çok sık yapılan bir listening hatası var. Nedir bu hata derseniz cevabı: Alt yazı ile dinlemek & izlemek. Pek çok kişi İngilizce dinleme becerilerini geliştirmek için filmler, diziler izliyor. Ancak sezon üstüne sezon bitirmelerine rağmen dinleme becerileri pek de gelişmiyor. Bunun sebebi şu: İnsan beyni tembeldir. İki seçenek varsa kolayı seçer. Yani alt yazıyı açtığınız anda beyniniz dinlemeye değil okumaya odaklanır. Bu sebeple listeninginizi geliştirmek için alt yazısız dinleme yapmanız şart.

Listeninge nasıl çalışmalıyım?

Peki ne şekilde çalışmanız lazım? Benim size tavsiyem ilk önce ses dosyasını 2-3 kez odaklanarak dinleyin. Mümkün olduğunca anlamaya çalışın, duyup anlamadığınız kelimeleri not alın. Böyle yaptığınızda beyniniz gerçekten dinleyip anlamaya odaklanır. Kulaklarınız açılır. Daha sonra metni detaylıca okuyun. Bilmediğiniz kelimeleri ve telaffuzunu yanlış bildiğiniz kelimeleri öğrenin. Daha sonra yine metne bakmadan ses dosyasını 2-3 kez dinleyin. Bu şekilde öğrendiğinizi hemen pratiğe dökmüş olursunuz.

Hangi kaynağı kullanabilirim?

Bir de listeninginizi geliştirmek istiyorsanız 1 saatlik filmlerle değil 5-10 dakikalık daha kısa ses dosyaları ve videolarla çalışmanızı tavsiye ederim. Bunun için kullanabileceğiniz en güzel kaynaklardan birisi her gün İngilizce öğrenenler için sadeleştirilmiş ve yavaş bir tonda kaydedilmiş İngilizce haberler sunan VOA Learning English.

Sıra Sizde

Siz de size fayda sağlayan listening kaynaklarını ve yaşadığınız en büyük listening problemlerini paylaşabilirseniz sevinirim.

Hüseyin Demirtaş ile İngilizce’yi takip edin

Etiketler: ingilizce listening nasıl gelişir, ingilizce listening geliştirme, ingilizce listening nasıl yapılır, ingilizce listening geliştirme

Bugün bu düşünceyi nasıl geliştiriyorum?

İlk yazıdaki görüşlerim yukarıda kalsın. Aşağıda ise aradan geçen zamanda öğrendiklerimi, yeni kaynakların kattığı ayrımları ve bugün ekleyeceğim pratik araçları paylaşıyorum.

Listening neden zor gelir?

Okurken kelimeler sayfada ayrıdır ve geri dönmek kolaydır. Konuşmada ise sesler bağlanır, zayıflar veya değişir; konuşmacı devam ederken dinleyici aynı anda kelimeleri tanır, cümle ilişkisini kurar ve ana fikri bellekte tutar. Bu nedenle okuduğunuz bir cümleyi anlayabilmeniz, aynı cümleyi ilk dinleyişte mutlaka tanıyacağınız anlamına gelmez.

Kelime bilgisi yine de önemlidir. Van Zeeland ve Schmitt’in dinleme araştırmasında bilinen sözcük oranı yükseldikçe anlama genellikle yükselmiştir; fakat kişiler arasında belirgin farklar vardır. Araştırmadaki yaklaşık yüzde 90 ve 95 kapsam düzeylerini her materyale uygulanacak kesin eşikler olarak okumayın. Konu bilgisi, konuşma hızı, aksan, kayıt kalitesi ve görevin zorluğu da sonucu değiştirir.

Önce sorunu teşhis edin

Aynı “listeningim kötü” şikâyeti farklı nedenlerden doğabilir:

GözlemOlası darboğazUygun çalışma
Transcript kolay, ses anlaşılmıyorSes-kelime eşleştirme; kelime sınırlarını ayıramamaKısa dikte, transcript karşılaştırması, odaklı tekrar
Transcript de zorKelime, dil bilgisi veya konu bilgisiÖnce metni çözümleme; daha kolay materyale geçme
Ana fikir var, ayrıntılar kayboluyorSeçici dikkat veya not almaÖnceden iki bilgi hedefi belirleme; ikinci dinlemede ayrıntı avı
Yalnız tanıdık konuşmacı anlaşılıyorAksan ve konuşmacı çeşitliliğine düşük aktarımBenzer düzeyde farklı konuşmacılarla çalışma
Aynı kayıt çok iyi, yeni kayıtlar zayıfKaydı ezberleme; becerinin aktarılmamasıYeni ve eşdeğer parçayla gecikmeli kontrol
Her kelimede duruluyorKelime kelime çözmeye aşırı yüklenmeİlk turda yalnız ana fikir ve konuşmacının amacı

Transcript’e baktığınızda “Bunu biliyordum ama duyamadım” diyorsanız yeni kelime ezberlemek tek başına yeterli değildir. İfadenin doğal ses biçimini tekrar tanımaya çalışın. Transcript’i de anlamıyorsanız materyal dinleme alıştırması için gereğinden zor olabilir.

Altyazı listeningi engeller mi?

Hayır, altyazı tek başına listeningi bozmaz. 18 çalışmayı birleştiren meta-analiz, aynı dilde altyazılı videonun ortalamada ikinci dilde dinlediğini anlama ve kelime öğrenimine yarar sağlayabildiğini gösterir. Etki, görev ve ölçme biçimine göre değişir; bu bulgu “altyazı her zaman en iyi yöntemdir” anlamına da gelmez.

Asıl soru altyazının hangi amaçla ve hangi aşamada kullanıldığıdır:

  • Türkçe altyazıyla yalnız hikâyeyi takip etmek, İngilizce ses biçimlerini incelemek için sınırlı fırsat bırakabilir.
  • İngilizce altyazı, duyulamayan kelimeyi bulmak ve ses-yazı eşleşmesini görmek için destek olabilir.
  • Sınavda veya gerçek konuşmada altyazı olmayacaksa, son tur mutlaka desteksiz yapılmalıdır.
  • Altyazıyı baştan sona açık tutmak yerine önce tahmin edip sonra kontrol etmek, dikkati sese geri getirir.

Pratik sıra: altyazısız dene → İngilizce metinle kontrol et → sorunlu kısmı çalış → altyazısız yeniden dinle.

Bir parçayı nasıl çalışmalısınız?

Başlangıçta 2–8 dakikalık, transcript’i bulunan bir kayıt seçin. İlk dinleyişte sürekli durdurmayın.

1. Ana fikri çıkarın

Tek cümleyle şu üç soruyu cevaplayın: Kim konuşuyor, konu ne, konuşmacının amacı ne? Her kelimeyi yazmaya çalışmayın.

2. Boşlukları işaretleyin

İkinci dinleyişte yalnız kritik ayrıntıları ve anlaşılmayan zaman aralıklarını yazın. “01:12–01:18 hiçbir şey anlamadım” kaydı, genel bir “zor geldi” notundan daha kullanışlıdır.

3. Metinle karşılaştırın

Kaçırdığınız her ifadeyi üç sınıftan birine koyun:

  • Bilmiyordum: anlam veya yapı eksikliği.
  • Biliyordum, seste tanımadım: telaffuz, vurgu, bağlanma veya indirgenme sorunu.
  • Duydum, ilişkiyi kuramadım: hız, dikkat, referans veya fikir örgüsü sorunu.

4. Küçük bölümü yeniden üretin

Sorunlu 5–15 saniyeyi dinleyip yazın; sonra metinle karşılaştırın. Gerekirse konuşmacıyla birlikte söyleyin. Amaç aksanı taklit etmek değil, ses dizisinin hangi kelimelere karşılık geldiğini fark etmektir.

5. Desteği kaldırın

Kaydı baştan sona yeniden dinleyip aynı soruları cevaplayın. Sonuç iyileşmişse bu yalnız o kaydı öğrendiğinizi gösterir. Ertesi gün yeni bir parça çözerek aktarımı kontrol edin.

Dört haftalık uygulanabilir plan

Haftada beş gün, günde 25–35 dakika yeterli bir başlangıç düzenidir:

GünGörev
1–3Bir kısa kayıt üzerinde desteksiz dinleme, metin kontrolü ve yeniden dinleme
4Aynı konuda farklı konuşmacı veya kayıt
5Yeni, benzer zorlukta kayıtla ölçüm; hata günlüğünü güncelleme

Her hafta yalnız şu dört metriği izleyin:

  • ilk dinleyişte ana fikir doğruluğu,
  • hedef ayrıntılardan doğru bulunanların oranı,
  • transcript’te bilinmeyen anahtar ifadeler,
  • bilindiği hâlde seste tanınmayan ifadeler.

Dinleme stratejisi öğretimi meta-analizi, planlama, anlamayı izleme ve sonuçları değerlendirme gibi stratejileri sistematik biçimde öğretmenin değerini inceler. Bu nedenle süreyi tek başarı ölçüsü yapmayın; ne yaptığınızı ve hatanın nedenini kaydedin.

Hangi materyali seçmelisiniz?

İyi bir çalışma kaydı:

  • mevcut düzeyinizin biraz üzerindedir ama transcript’i bütünüyle anlaşılmaz değildir,
  • doğal konuşma örneği sunar,
  • güvenilir bir transcript veya İngilizce altyazı içerir,
  • birkaç dakikada tekrar çalışılabilir,
  • hedefinize benzer türdedir: ders, sohbet, haber, sınav veya iş görüşmesi.

Uzun film ve diziler maruz kalma ve motivasyon için değerlidir; fakat belirli bir darboğazı teşhis etmek için kısa kayıt daha kullanışlıdır. Zamanla kısa yoğun çalışmayı daha uzun, kesintisiz dinlemeyle birleştirin.

Kişisel deneyim ne gösterir, ne göstermez?

2008’de üniversiteye başlamadan önce internet erişimim sınırlıyken CD’ler ve indirdiğim kısa kayıtlarla çalıştım. Önce tekrar tekrar dinliyor, sonra metinle kontrol ediyordum. Üniversitede farklı konuşmacıları yüzlerce saat dinlemek ve İngilizceyi günlük hayatın parçası yapmak da önemliydi. 2012’de canlı yayında sözlü çeviri yapabilecek noktaya gelmiştim.

Bu, mümkün olduğuna dair kişisel bir örnektir; tek başına hangi tekniğin herkes için ne kadar etkili olduğunu kanıtlamaz. Genellenebilir ders daha sınırlıdır: düzenli maruz kalma, hatayı görünür kılan odaklı çalışma ve giderek çeşitlenen gerçek görevler birlikte ilerlemeyi destekler.

Sık sorulan sorular

Her gün kaç saat dinlemeliyim?

Tek bir doğru süre yoktur. Başlangıç için dikkatli yapılan 25 dakika, arka planda açık kalan birkaç saatten daha ölçülebilir olabilir. Süreyi sürdürebildiğiniz ölçüde artırın.

Aynı kaydı kaç kez dinlemeliyim?

Sayı değil amaç belirleyicidir. Her tekrar yeni bir görev taşımalı: ana fikir, ayrıntı, metin kontrolü veya desteksiz son ölçüm. On tekrar sonunda yalnız kaydı ezberliyorsanız yeni parçaya geçin.

İngilizce altyazı mı, Türkçe altyazı mı?

Ses biçimlerini incelemek için İngilizce altyazı daha doğrudan araçtır. Türkçe altyazı içeriği takip etmeye yardımcı olabilir; ancak listening çalışmasının yerini tutmamalıdır. Her iki desteği de son turda kaldırın.

Ne zaman ilerlediğimi anlarım?

Aynı kaydı daha iyi anlamak yeterli kanıt değildir. Daha önce dinlemediğiniz, benzer zorluktaki kayıtlarda ana fikir ve ayrıntı puanınız birkaç hafta boyunca yükseliyorsa aktarım vardır.

E-posta Bülteni

Yeni ders ve kaynaklardan haberdar olun

Hüseyin Demirtaş ile İngilizce e-posta bültenine katılın, İngilizcenize sınıf atlatacak yeni ders ve kaynaklardan haberdar olun.

Kaynaklar ve editoryal not

İlk yazıda altyazının dinleme çalışmasındaki yerini kişisel deneyimlerim üzerinden tartışmıştım. Güncel sürüm bu başlangıcı altyazılı videoya ilişkin meta-analiz, ikinci dilde dinlemede sözcük kapsamı araştırması ve dinleme stratejisi öğretimi meta-analiziyle genişletir. Yüzdeler evrensel eşik olarak sunulmaz; kişisel deneyim ile araştırma bulgusu ayrı katmanlarda korunur. Teşhis tablosu ve dört haftalık uygulama bu sayfa için özgündür. Son editoryal inceleme: 23 Ağustos 2026.

  1. 1
    Captioned video for L2 listening and vocabulary learning: A meta-analysis

    System — Montero Perez, Van Den Noortgate ve Desmet, 2013

    Aynı dilde altyazının dinlediğini anlama ve kelime öğrenimine hangi koşullarda destek olabileceğini açıklamak için kullanıldı.

  2. 2
    Lexical coverage in L1 and L2 listening comprehension: The same or different from reading comprehension?

    Applied Linguistics — van Zeeland ve Schmitt, 2013

    Kelime bilgisinin dinlemeyi etkilediğini, ancak tek bir kapsam yüzdesinin herkes ve her metin için kesin başarı eşiği olmadığını göstermek için kullanıldı.

  3. 3
    The Effectiveness of Second Language Listening Strategy Instruction: A Meta-analysis

    Language Teaching Research — Dalman ve Plonsky

    Yalnızca maruz kalmak yerine planlama, izleme ve değerlendirme içeren strateji öğretimini temellendirmek için kullanıldı.

Bu Konuda Başlayın

Listening Dersleri - İngilizce Dinleme

Bu sayfa, Listening için merkez sayfa görevi görür. Konuyu bütün olarak görmek ve diğer ilgili sayfalara daha rahat geçmek için önce buradan başlayın.

Merkez Sayfaya Git

Bu Konuda Devam Edin

Listening içinde doğrudan ilgili diğer sayfalar

İlgili Konular

Bu sayfayı tamamlayan yakın konular ve ana rehberler