İçeriğe geç

sıfırdan ingilizce öğrenmek

Sıfırdan İngilizce demek sadece kuru kuru İngilizce gramer öğrenmek demek değil. Sıfırdan İngilizce demek İngilizceyi anlamak demek. İngilizcenin geçmişini ve bugününü anlarsanız, dilin ne şekilde öğrenildiğini ve geliştiğini kavrarsanız kendi öğrenme süreciniz çok daha etkili, hızlı ve başarılı olur.

Ben Kimim? Neden?

Merhaba eğer hala tanışmadıysak, hoş geldiniz! Ben Hüseyin Demirtaş. Trabzonun küçük bir köyünden sıfırın altında başlayan İngilizce öğrenme yolculuğumda üniversite sınavında dil derecesiyle Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim bölümüne, oradan Amerika, İngiltere ve dünyanın dört bir yanına ulaşan İngilizce öğrenme ve öğretme yolculuğumda edindiğim tecrübeleri Sıfırdan İngilizce serisinde sizinle paylaşıyor olacağım.

Sıfırdan İngilizce öğrenmeye başlayanlarla da İngilterede hukuk okuyan öğrencilerle de çalıştım. Tıptan turizme, ekonomiden tekstile kadar alanında büyük işler yapan pek çok iş insanı ve aile ile çalıştım. Bu süreçte sahadaki tecrübemi Bilişsel Bilim yüksek lisans eğitimimle ve öğrenme bilimleri alanındaki çalışmalarımla harmanladım. Peki bunları neden anlatıyorum? Uzmanlık ve tecrübenin önemine inanıyorum. Herkesin fikir sahibi olduğu ama bilgi ve tecrübe sahibi olmadığı bir dünyada bilenle bilmeyeni birbirinden ayırmanın önemine inanıyorum çünkü maalesef her yıl sayısız öğrencinin yetersiz ya da yanlış eğitim ve kaynaklarla mağdur edildiğini görüyorum.

İngilizceye Dair İlham Veren Sonuçlar

Şu an okumakta olduğunuz Hüseyin Demirtaş ile İngilizce sitesi 10,614,608+ ziyarete ve 5+ milyon okura ulaştı. Hüseyin Demirtaş ile İngilizce YouTube kanalı 156.000+ aboneye ve 7,142,763+ izlenmeye ulaştı.

Hedef ve sonuç odaklı hazırladığımız Hüseyin Demirtaş Akademi kitapları ve video eğitim paketleri Türkiyenin 81 ilini aşıp İngiltereden Kanadaya, Avustralyadan Amerikaya pek çok ülkeden okurlarımıza ve öğrencilerimize ulaştı.

Tüm bu süreçte inanmış, kendini Türkiyede daha etkili ve bilinçli bir İngilizce eğitimine adamış küçük bir ekiple aslında ne kadar büyük işler yapabildiğimizi gördük. Öğrencilerimizin, okurlarımızın ve velilerimizin yorum ve desteği bize uzun ve zorlu yolda güç ve ilham veriyor.

Sıfırdan İleri Seviyeye İngilizce

Hüseyin Demirtaş ile İngilizce kanalında 480+ video ders var. Hüseyin Demirtaş ile İngilizce sitesinde 600+ ders var. Okurlarımıza bir sosyal sorumluluk projesi olarak sunduğumuz bu kapsamlı ders içeriğini en etkili şekilde kullanabilmek için detaylı bir sıralama ve listelemeye ihtiyaç var. Sıfırdan İngilizce sayfasında temelden ileri seviyeye kadar size sunduğumuz bu kaynakları sıralı ve anlaşılır bir biçimde listeleyeceğim. Böylece Sıfırdan İngilizce sayfası sizin için bir İngilizce öğrenme merkezi gibi işleyecek.

İngilizce Bilmek Ne Demek?

İlk önce dilbilim açısından bir dil bilmek ne anlama gelir buna bakalım. Dilbilim açısından bir dili bilmek

  • o dilin seslerini bilmeyi ve kullanmayı
  • o dilin hece yapısını bilmeyi ve kullanmayı
  • o dildeki cümle dizimini bilmeyi ve kullanmayı (yani cümlede özne, yüklem ve nesne gibi öğelerin yerleri)
  • o dildeki kelimelere ve anlama hakim olmayı
  • o dili bağlamına uygun şekilde kullanabilmeyi (mesela çirkin kelimesini yerine göre iyi yerine göre kötü anlamlı kullanılabilir)

gerektirir. Aslında burada saydığım bu beceriler dilbilimde phonetics, phonology, morphology, syntax, semantics ve pragmatics gibi alt dallara denk geliyor. Ancak özel olarak dilbilimci olmayacaksanız tek tek bu terimleri ezberlemek zorunda değilsiniz. Fikir sahibi olmanız için paylaşıyorum.

Evet bu şekilde bir yaklaşım mümkün. Bir de klasik anlamda öğrencilerin gözünden bakarsak tam anlamıyla İngilizce biliyorum demek için 5 beceriye hakim olmak lazım.

  • Grammar
  • Reading
  • Listening
  • Writing
  • Speaking

Ancak sistemi daha da özetleyecek olursak insanın ihtiyaç duyduğu en temelde gramer, kelime bilgisi ve telaffuz bilgisi. Bu üç temel yapıtaşı olduktan sonra gerisini inşa etmek çok daha kolay. O sebeple en temel haliyle İngilizce ya da başka bir dili öğrenme sürecini gramer kurallarını ve kelimeleri öğrenmek olarak nitelendirebiliriz. İşin en özet hali bu.

Gramerin İyisi Kötüsü

Gramer az önce de belirttiğim gibi dil eğitiminde temel parçalardan birisi ama maalesef çoğu zaman İngilizce öğrenmek eşittir gramer öğrenmek gibi yanlış bir algı oluşuyor. Gramer gerekli ama tek başına yeterli değil. Çoğu yerde maalesef yıllarca gramer anlatılıyor ama İngilizce okuma, dinleme, yazma ve konuşma cephesinde pek bir şey yapılmıyor.

Şimdi sizinle bir gerçek hayat durumu düşünelim. Bütün gramer kurallarını ezbere biliyorsunuz, İngilterede markete gittiniz size ekmek lazım, süt lazım ama bu kelimelerin İngilizcesini bilmiyorsunuz. Gramer uzmanı olsanız da yandınız çünkü anlamı aktaran temel parça kelimedir gramer değil.

Mesela aşağıdaki cümleyi ele alalım

  • Ben elma yemek istiyorum.

Bu cümle şimdiki zamanla, fiile birinci tekil kişi eki eklenerek yazılmış düzgün bir Türkçe cümle. Ancak bir yabancı bunu bize hiç gramer kullanmadan sadece kelimeler ile “Ben elma yemek istemek” diye söylese hatta “Ben istemek yemek elma” dese bile anlarız. Evet gramer bozuk ama anlatılmak istenen şey anlaşılıyor.

Benzer şekilde aşağıdaki cümleye bakalım

  • I want to eat an apple

Bu bizim yukarıdaki “Ben elma yemek istiyorum” cümlesinin İngilizcesi ancak İngilizcede bu cümle geniş zamanla yazılmış. Türkçeden farklı olarak yüklem özneden sonra geliyor. Diyelim ki Londradasınız arkadaşınıza “I apple want eat” deseniz/yazsanız cümleniz gramer olarak doğru olmasa da karşınızdaki kişi sizi anlar.

Bu örneklerden de görebileceğinizi gibi günlük hayatta pratikte en çok ihtiyaç duyduğunuz şey kelimeler yani sağlam bir kelime dağarcığına ihtiyaç var. Gramer de gerekli ama arada dengeyi bulmak lazım. Bizim öğrencilerimizle yaptığımız çalışmalarda gördüğümüz bir öğrenci müsait vakti ve çalışma hızına bağlı olarak İngilizce grameri 2-6 ay arasında bitirebilir. Bunun içinde piyasadaki en kapsamlı gramer kitabını bitirmek zorunda değilsiniz. Tüm kuralları ezberlemek zorunda değilsiniz. Gramer siz İngilizce okuma, dinleme, yazma ve konuşma çalışması yaptıkça iyice pekişir, kurallar zihninize yerleşir. Gramer çalışmayı sürüş dersi almaya benzetebiliriz. Gereklidir ama asıl ilerleme siz direksiyonun başına geçip pratik yaptığınızda gerçekleşir.

İngilizce Öğrenme ile ilgili Temel Meseleler

İlk olarak yanlış ya da eksik bilinen ama İngilizce öğrenme süreci ile alakalı kilit öneme sahip konulara değineceğiz.

İngilizce Öğrenmede Yaşınızın Etkisi

Toplumda belli bir yaştan sonra İngilizce öğrenilmez gibi yanlış bir algı var. Beyin araştırmalarına gidecek olursa nöral plastisite yani sinir esnekliği diyebileceğimiz bir durum var. İnsanın yaşı ilerledikçe bu esneklik genel olarak azalıyor. Bu da yaş ilerledikçe dil öğrenmeyi bir derece zorlaştırıyor. Ancak 15 yaşından sonra dil öğrenilmez, 30 yaşında sonra dil öğrenilmez diye bir durum yok. Ben 40 yaş üstü pek çok öğrenciyle resmen sıfırdan başlayıp onların birkaç yıl içerisinde ileri seviye İngilizce okuma ve yazma becerileri kazandıklarına şahitlik ettim. O açıdan suçu yaşa atıp tembellik etmenin bir manası yok. Evet belki 15 yaşındaki bir öğrenciye göre 30 yaşındaki bir öğrenci daha yavaş ilerleyecek ama gerekli emeği ve zamanı ayırıyorsa nihayetinde başarılı olacak, hayatını ve mesleğini devam ettirecek derecede İngilizce öğrenecektir.

İngilizce Öğrenmede Çocuk ve Yetişkin Farkı

İngilizce öğrenme sürecinde farklı yaş gruplarında farklı yaklaşımlar var. Biz çoğunlukla yetişkin diyebileceğimiz lise ve sonrası dönemdeki öğrencilerle çalıştığımız için uzmanlık alanımız bu yaş grubu. Çocuklarda dil öğreniminde dili yaşama ve oyunlaştırarak öğrenme çok daha yaygın. Yetişkinlerde ise örgün ya da programlandırılmış eğitim daha yaygın. İkisinin de kendine has artı ve eskileri var. Mesela bir çocuğun hayatının ilk 2 yılında öğrendiği İngilizceyi bir yetişkine birkaç haftada anlatmak mümkün. Ya da mesela bir çocuğa tek tek oturup gramer ve kurallar anlatmak pek makul değil. Çocuk onları oyunlarla ya da bağlam içerisinde görüp çıkarım yaparak öğreniyor. Bir yetişkin de aynı şekilde çıkarımlar üzerinden öğrenebilir ama direk kurallar üzerinden gidip çok daha hızlı ilerleyebilir.

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek için Ne Kadar Zaman Lazım?

Burada iki farklı örnek ve yaş grubu üzerinden gideceğim. Mesela üniversiteye yeni başlamış lisede ve öncesinde İngilizcesi çok zayıf olan Boğaziçili öğrencilerimizin bir yıl içerisinde ileri seviyede İngilizce öğrenip hazırlık sınıflarını geçtiklerini, İngilizce eğitim almaya başladıklarını gördük. Daha genç kitle için, vakti olan ve tam zamanlı İngilizce çalışacak öğrenciler için bir yıllık yoğun bir çalışma ile ileri seviye İngilizce elde etmek mümkün. İleri seviye İngilizce ile kastım IELTS 7, TOEFL 85 bandı puanlar almak. Öte yandan çalışan, yaşı daha ileri öğrenciler için süre daha uzun.

Mesela tekstil sektöründe yönetici olan ve ihracattan sorumlu bir öğrencimizle olan programımızı ele alalım. Sıfıra yakın bir seviyeden haftada 4 saat bireysel ders bunun dışında da ödev ve video eğitim çalışması ile 2 yıl içerisinde ileri seviye İngilizce metinleri okuyup, ileri seviye kompozisyonlar yazacak, fikirlerini İngilizce olarak ifade edebilecek konuma geldi. Bu da evli, çocuk sahibi, yoğun bir iş temposu olan bir öğrenci için muazzam bir başarı.

Öğrencilerle sıcak dirsek temasımızın olması, kimin ne sürede, ne şekilde ilerlediğini görmek, beklentilerimizi şekillendirmeyi ve gerçekçi bir çerçeve çizmeyi mümkün kılıyor. Herkes için sonuçlar bu şekilde mi? Hayır eğitimde hep bireysel faktörler vardır. Kimisi hedefine 6 ayda ulaşır kimisi 1 yılda kimisi 2 yılda. Ancak kesin olarak bildiğimiz bir şey var. Siz gerçek anlamda çaba, disiplin ve azim gösterdiğinizde sonuç er ya da geç geliyor. Ama karşılaştığınız ilk zorlukta bahaneler üretirseniz sonuç almayı beklemek hayalcilik olur.

İngilizce Öğrenmek Zor mu, Kolay mı, Beklentilerin Rolü Ne?

Pek çok insanı belki de perişan eden şey yanlış beklentiler. 2 haftada İngilizce öğrendi, 3 ayda şakır şakır konuştu gibi abuk sabuk başlıklar insanlara gerçekten uzak beklentiler aşılıyor. Evet belki ileride beyin araştırmaları şu andan çok daha hızlı öğrenmemizi sağlayacak yeni yöntem ve araçlar sunacak. Ancak şu anda sıfırdan başlayan bir öğrencinin birkaç ay gibi kısa bir sürede zirveye çıkmasını bekleyemeyiz. Mesela bir pilot ya da hostes standart anons ve ifadeleri belki birkaç ay içinde öğrenir ama birkaç ay içerisinde Economist ya da New York Times okumasını ya da TED konuşması izleyip anlamasını beklemek gerçekçi değil.

İngilizce öğrenmek zor mu? Evet zor. Ama severseniz kolaylaşır, öğrendikçe, ilerledikçe kolaylaşır. Çok kolay olacağını beklerseniz ilk zorlukta havlu atabilirsiniz. Hayattaki değerli pek çok şey gibi, İngilizce öğrenmek de özveri ve zaman ister. Sabır ister. Bunları ortaya koyarsanız nihayetinde hedefinize ulaşırsınız.

İngilizce Çalışma Planı

Biz öğrencilerimizle çalışırken temel olarak şu programı takip ediyoruz.

  • Gramer
  • Reading
  • Listening
  • Writing
  • Speaking

Neden Bu Sıra?

Bu sıranın bu şekilde olmasının birkaç temel sebebi var. İlk olarak gramer sevsek de sevmesek de (sevsek daha iyi olur) dilin temel parçalarından biri. İngilizcede cümle nasıl kurulur, zamanlar, şart cümleleri, edilgen yapılar, bağlaçlar, sıfat ve isimler gibi pek çok konuyu bilmeniz gerekiyor. Bunlar olmadan sağlam bir temel oluşturmak zor. Gramer çalışmak bunları öğrenmeyi sağlıyor. Ancak bizim yaklaşımımızda gramer çalışmak saplantı halinde ömür boyu gramer çalışmak değil. İyi bir gramer kitabını birkaç ay içinde bitirip sonra tüm enerjimizi reading becerimize veriyoruz çünkü gramer en iyi okuyarak ve kullanarak yerleşir.

4 Becerinin Etkileşimi

İngilizcede ve diğer tüm dillerdeki okuma, dinleme, yazma ve konuşma yani reading, listening, writing ve speaking becerilerini evrensel olarak iki gruba ayırabiliriz. Bunlar comprehension skills ve production skills yani anlama becerileri ve üretim becerileri. Okumak ve dinlemek, anlama ve algı temelli becerilerdir. Yazmak ve konuşmak ise üretim temelli becerilerdir. Bir insanın üretime geçebilmesi için önce anlaması yani tabiri caizse depoyu doldurması gerekir. Hiç fizik dinlememiş biri fizikle alakalı konuşabilir mi? Hiç tarih okumamış, dinlememiş biri, hiç tarih konuşabilir mi?

Benzer şekilde İngilizce okumamış, dinlememiş, zihnini İngilizce ile doldurmamış biri İngilizce yazıp konuşabilir mi? Hayır. Çocukları düşünün. Dünyaya gelen bir çocuk ilk birkaç yıl, dinliyor, dinliyor, dinliyor, takip ediyor. Zihnini etrafındaki dille doldurup yavaş yavaş konuşmaya başlıyor. O sebeple sağlıklı bir İngilizce temeli için önce İngilizce okuma ve dinleme becerisinin çok iyi bir seviyede olması lazım. İngilizce okuma ve dinleme çok iyi olmadan onun üzerine İngilizce yazma ve konuşma becerisi inşa etmek neredeyse imkansız. Sistem çöküyor.

İşte bu büyük hatalardan birisi. Öğrenci geliyor diyor ki hocam ben İngilizce konuşmak istiyorum. Bir İngilizce cümle gösteriyorum, burada ne anlatıyor diyorum, anlamıyor, bir şey söylüyorum dinleyip anlamıyor, bir paragraf yaz diyorum yazamıyor. Güzel kardeşim, önündeki kağıda iki cümle yazamazken, basit bir paragrafı okuyup anlayamazken sen nasıl İngilizce konuşacaksın. Depo boş.

Önce Anla, Sonra Anlat

Tüm bu sebeplerden ötürü biz önce anlama sonra üretim becerilerine odaklanıyoruz. Yani önce reading ve listening iyi bir seviyeye geliyor. Daha sonra writing ve speaking becerilerine odaklanıyoruz. Reading ve listenin çalışmasında da reading yetişkinler için listeninge göre daha hızlı ve yoğun ilerlediği için önce reading odaklı gidiyoruz çünkü İngilizce cümle okuma anlama becerisi çok iyi hale geldikten sonra listening yani dinleme sadece bol pratikle kulağı alıştırma meselesi. Yani işin özünde kelime dağarcığınızı geliştirip, İngilizce cümleleri hızlı şekilde analiz edip anlamlandırma var.

Reading ve listening bittikten ya da belli bir seviyeye geldikten sonra writing ve speaking çalışmaları başlıyor. Bu alanda da önce writing becerisine odaklanıyoruz. Neden mi? Çünkü hem yazma hem de konuşmada temel parça anlatmak istediğiniz şeyi anlatmak için kelime ve kuralları birleştirerek bir cümle üretmek. Yazarken bu cümle elinizden, konuşurken ağzınızdan çıkıyor ama esasında konuşma da yazma da bir cümle kurma (üretme süreci).

Durum böyle olunca cümle kurma pratiğini yeni başlayan bir öğrenci olarak kağıt kalemle yazı üzerinden yapmak daha kolay ve pratik. Öğrenci kağıt kalemle düşünüyor, yazmaya çalışıyor, bildiklerini birleştirip cümle ve paragraf yazmaya çalışıyor. Bu ciddi bir emek ve dönüşüm süreci. Yazı üzerinden hızlı şekilde cümle kurmayı, bildiklerini uygulamayı öğrenen bir öğrenci için konuşmak aslında sadece zihninde kurduğu cümleleri doğru bir telaffuzla seslendirme sürecine dönüşüyor. Konuşma çalışmadan önce yazma çalışmanın bir başka temel artısı da yazılar üzerinden bir öğrencinin hatalarına geribildirim yazmak, yanlışlarını düzeltip takip etmek daha pratik ve kolay. Yani yazıda hataların büyük bir kısmını temizleyip İngilizce konuşma sürecine temiz bir başlangıç yapmak mümkün.

Taşlar Yerine Oturuyor ?

Tüm bu sistem adım adım ve modüler şekilde temel becerileri kazanıp bunları doğru zamanda birleştirmek üzerine kurulu. Yani bir anda dünyayı fethetmeye çalışmıyoruz. Adım adım her bir beceriyi ele alıp ilerletip bir sonraki adıma geçiyoruz. Yani modüler bir yaklaşımla ilerliyoruz. Kompleks bir sistemi birbirini destekleyen parçalar inşa ederek kuruyoruz.

İngilizce Çalışmak mı Sınava Çalışmak mı?

Öğrenciler YDS, TOEFL, IELTS, Proficiency gibi sınavlar için çalışma programları yapıyor ancak gözden kaçan bir durum var. Eğer İngilizceniz iyiyse hangi sınava girdiğinizin pek bir önemi yok. Birkaç deneme çözüp hepsinden iyi puanlar almanız lazım. Ben zamanında 1-2 ay hazırlanıp Boğaziçinin hazırlık sınavını rahatça geçmiştim, üniversitede hiç test çözmeyip keyfine girdiğim YDS’de o zamandaki 100 soruluk sistemde 99 yapmıştım. Ya da yine öğrencilerime moral olsun diye neredeyse hiç çalışmadan TOEFL ve IELTS sınavlarına girip TOEFL için 120 üzerinden 115+ IELTS için 8,5+ bandı puanlar aldım.

Bunların sebebi sadece TOEFL, IELTS veya YDS uzmanlığı değil. Evet bu sınavların her birini tanıyorum biliyorum, hem bir öğrenci hem bir öğretmen olarak bu sınavlarla ilgili tecrübem ve bilgim var ama hepsinin ötesinde sağlam bir İngilizce temelim, geniş bir öğrenme aralığım var. Yani siz zaten kendi hayatınızda bolca İngilizce gazete, haber, makale, yazı okuyorsanız, radyo, TV, dizi takip ediyorsanız, okumayı seviyorsanız isteseniz de istemeseniz de iyi bir puan alıyorsunuz.

O sebeple eğer vakit varsa bence sağlıklı yaklaşım temelden tüm becerileri sağlıklı bir şekilde geliştirmek. İngilizce gramer, okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini sırayla veya ilerleme hızına göre bütünleşik olarak ilerletmek. Bu altyapı hazır olduktan sonra istediğiniz herhangi bir İngilizce sınavına birkaç aylık bir çalışmayla hazır olmanız mümkün. Zaten şöyle de bir durum var. TOEFL ve IELTS kaynaklarından çalışabilmek, o denemeleri çözebilmek için en az orta üstü düzeyde bir İngilizce gerekiyor yani dediğim yere geliyoruz yine.

O açıdan mesela temelden başlayan ve TOEFL/IELTS/Proficiency hedefi olan bir öğrencimiz için Hüseyin Demirtaş Akademi kitap ve video eğitimleri ile çalışırken kapsamlı bir program oluşturduğumuzda şu şekilde bir program ortaya çıkıyor:

Bu programla gramerden başlayıp, okuma, dinleme, yazma ve konuşma gibi tüm becerilerin hem altyapısını oturtuyor hem de her birini adım adım geliştiriyoruz. Böyle olunca öğrenci istediği sınava geçiş yapacak altyapıyı kazanmış oluyor. Bundan sonraki aşama hangi sınava hazırlanacaksa o sınava dair birkaç deneme setini bitirmek oluyor.

Ancak diyelim ki öğrenci YDS/YÖKDİL tarzı bir sınava hazırlanıyor. Durumu da nispeten acil. Bu sınavlarda sadece gramer ve okuma becerisi ölçüldüğü için tüm program ya da kitapları bitirtmek yerine şu tür bir program yapabiliriz:

Bunlar bittikten sonra bolca YDS/YÖKDİL denemesi çözülür. Sonrasında öğrenci istediği puanı aldıktan sonra dinleme, yazma ve konuşma programları ile yukarıdaki TOEFL/IELTS örneğinde olduğu gibi devam edilebilir.

Her Şey Açıksa Başlayalım!

Epeyce uzun bir giriş oldu. Ancak bir işe başlamadan önce sizi nelerin beklediğini sık yapılan yanlışları ve en iyi yöntemleri öğrenirseniz alacağınız verim o kadar artar. Tekerleği yeniden icat etmeye, herkesin yaptığı yanlışları tekrar etmeye gerek yok. Şimdi bu bölümden sonra sosyal sorumluluk projelerimiz kapsamında Hüseyin Demirtaş ile İngilizce okurları için hazırlamış olduğumuz dersleri temelden ileri seviyeye doğru sizinle paylaşacağım böylece seviyenize ve ihtiyaçlarınıza göre ilerleyebileceksiniz.

Bizi bekleyen temel çalışma alanları

  • İngilizce gramer
  • İngilizce okuma & anlama
  • İngilizce dinleme
  • İngilizce yazma
  • İngilizce konuşma
  • ve de tüm bunları desteklemek için İngilizce bilinci dersleri

Şimdi tüm bu beceriler için birer alt sayfa oluşturdum. Böylece okuma seviyesindeyken okumayı, dinleme yaparken dinlemeyi takip edebileceğiniz her bir beceriye dair özelleşmiş kaynak sayfaları oluşturuyorum.

Sıfırdan İngilizce Yol Haritası

İngilizce Bilinci (İngilizce Sohbeti)

İlk olarak Sıfırdan İngilizce Öğrenmek: İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir? yazısına okuyun.

İngilizce Altyapısı Tamam, Sıra Sınavlarda

İngilizce gramer, okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerilerinizi geliştirdikten sonra istediğiniz sınava çok daha rahat ve sağlıklı bir şekilde hazırlanabilirsiniz.

 

Sıfırdan İngilizce nasıl öğrenilir, İngilizce öğrenmeye nereden başlamak gerekir, İngilizce çalışmaya nereden başlamalıyım ya da adım adım İngilizce öğrenmek istiyorum, ne yapmalıyım gibi sorular öğrencilerden sık sık aldığım sorular.

Bu sebeple yıllardır hem kendim deneyip kullandığım hem de kendi öğrencilerimin kullanıp başarılı olduğu adım adım İngilizce çalışma yöntemlerini sizinle bu derste paylaşacağım. Biraz uzunca bir ders olacak ama hayatınıza İngilizce kadar etki edecek bir konuda emeğinize ve dikkatinize değecek.

Sıfırdan İngilizce Öğrenmek için bir Yol Haritası

Bu Yazı Hayatınızı Değiştirebilir. Neden mi?

Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda size İngilizce öğrenmeyi mantık çerçevesinde bütünsel bir şekilde anlatacağım. Yani belki de ilk defa dil öğrenirken tüm resmi göreceksiniz.

  • Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü belki de ilk defa İngilizceyi korkulacak bir dil değil adım adım tamamlanacak ve sonu güzel bir yol olarak göreceksiniz.
  • Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü bu yazıda dilbilimden, psikolojiye, teoriden, pratiğe, Trabzon’dan, Boğaziçine, İngiltere ve Amerika’ya uzanan bir dil serüveninden seçilmiş paha biçilmez ipuçları var.
  • Bu yazı hayatınızı değiştirebilir çünkü başka kimsenin şu anda size anlatacaklarımı bir arada size anlattığını ya da anlatacağını düşünmüyorum. Klasik eğitim sistemi ve kurslar ne halde, benden daha iyi biliyorsunuzdur.

Peki Böylesi Değerli Bir Şeyi Neden Paylaşıyorum?

İnsanların değerli bilgiyi rekabet avantajı olarak görüp sakladığı bir dönemde maddi ve manevi değeri bu derece yüksek bilgileri sizinle neden paylaşıyorum?

Bence en temelinde İngilizceyi bir ülke meselesi olarak görüyorum. Her gün İngilizce sebebiyle hedeflerine ulaşamayan insanlardan mesajlar alıyorum. İngilizce yok terfi yok, İngilizce yok yeni iş fırsatı yok, İngilizce yok hayal ettiği lisansüstü programa kabul yok, İngilizce yok yurt dışı eğitim bursu yok. İngilizce yok, sorun çok.

Herkesin aktif ve akıcı bir şekilde İngilizceyi ikinci bir dil olarak konuşabildiği bir ülkede bilgiye ve eğitime erişim, uluslararası rekabet ve kaliteli iş gücü ve inovasyonun artacağına ve bunun ülkemize milyarlarca dolar katkısı olacağına inanıyorum. Bu bağlamda İngilizce şahsi bir mesele olmanın yanı sıra ayrıca bir ülke meselesi. O sebeple bu konunun çözülmesi gerekiyor ve ben de kendi üzerime düşeni yapmaya gayret ediyorum.

İkincisi doğru rehberliğe herkesin hakkı olduğuna inanıyorum. Maalesef ve maalesef dil eğitimi de pek çok alan gibi ciddi anlamda ticarileşmiş bir durumda. Ticaretle bir sıkıntım yok. Ben de kitaplarımı, eğitimlerimi ve hizmetlerimi satıyorum. Ancak sıkıntılı bulduğum nokta piyasada çoğu zaman insanların boş boş dersler, teknikler ve programlarla oyalanıp vakitlerinin, paralarının ve umutlarının çalınması. 2 yıl kursa gidip de 2 satır yazı yazamıyorsanız aldatılmışsınız demektir. Acı ama gerçek bu. Ben bu durumu çalıştırdığım, rehberlik ettiğim pek çok öğrencide görüyorum. A üniversitesine, B kurumuna, C kursuna gitmiş ama İngilizce öğrenmenin mantığı bir türlü kendisine anlatılmamış. Sonra da herhalde bende bir sorun var sanıyor kişi. Hayır sizde bir sorun yok. Eğer bu satırları okuyup anlıyorsanız o zaman İngilizce öğrenecek kapasitedesiniz. Bunu hem bir hoca olarak hem de bu işin literatürünü okumuş bir araştırmacı olarak söylüyorum.

Bu yazı ve paylaşacağım derslerle hayatınıza olumlu bir katkı yapmayı hedefliyorum.

İngilizce ve Bakış Açısı

Bu dersi sizinle paylaşmak istememin bir başka sebebi de bakış açısı çünkü size burada anlatacaklarımı bir araya getirip sentezlemek ve bu bakış açısıyla sunmak gerçekten zor, sayısız uykusuz gece ve yıllar alan bir iş.

Liseye kadar İngilizce öğretmeni tanımayan bir insanın Trabzon’un küçük bir köyünden Boğaziçine yabancı dil derecesiyle gelmesi, Bülent Aksoy’dan etimoloji, Mine Nakipoğlu’ndan Beyin ve Dil ve daha nice dilbilim dersi, İlhan İnan’dan Dilin Evrimi, Albert Ali Salah’tan Bilişsel Bilim dersleri alması, Türkiye’nin önde gelen konferans tercümanları ile ileri seviye terminoloji ve dil kullanımı dersleri işlemesi, Martin Hicks ile Kültürlerarası İletişim çalışması, sonra bir de bunları Amerika ve İngiltere’de pratik iş tecrübeleri ile birleştirip farklı sektör, üniversite ve seviyelerden yüzlerce öğrenciyle çalışıp bütünsel bir sistem ve dil algısı geliştirmesi zor iş 🙂 Ama acayip de keyifli bir iş.

Tüm bu değerler canlı kalsın, kaybolmasın, daha fazla insan ulaşsın istiyorum. Benim herkesle bire bir ilgilenmem ya da eğitimlerime kabul etmem mümkün değil ancak dijital mecralar vasıtasıyla bu değerli bilgileri belki şahsen hiç tanışma fırsatı bulamayacağım ama bu tür bir rehberliğe ihtiyacı olan milyonlara ulaştırmak istedim.

Neden İngilizce Öğrenilmiyor?

Yüzlerce öğrenciyle görüşen biri olarak size İngilizce öğrenilmemesinin 3 temel nedenini şimdi göstereceğim. bu 3 temel problemi aştığınızda İngilizce ile aranızda bir engel kalmaz. Dost olursunuz.

İngilizce öğrenilememesinin en temel sebebi sistem problemi. Peki sistemden kasıt ne ilk önce ona bakalım. Ben öğrencilerimle yaptığım çalışma ve görüşmelerimde hep şunu fark ettim. Öğrenciler neye, nasıl ve hangi sırayla çalışacaklarını bilmiyorlar. Burada belki de daha önce hiç düşünmediğiniz kilit bir şeyden bahsettim: Sıra. Sıralama ve neyin hangi sıra ile öğrenildiği dil eğitiminde çok ama çok önemli. Mesela sırf bu konuya istinaden Konuşarak İngilizce Öğrenilmez yazısını yazdım.

İngilizce Öğrenirken Sıra Neden Bu Kadar Önemli?

Sıranın hayatımızda büyük bir yeri var. Mesela ilk önce emekleriz, sonra yürürüz ya da ilk önce kelimeleri söyleriz, sonra cümle kurmayı öğreniriz. Siz hiç anne, baba demeden tam cümle kurmaya başlayan çocuk gördünüz mü?

Sıranın önemini gösteren şeylerden biri de yemek tarifleri. İyi İngilizce öğrenmeye bir bakıma iyi yemek yapmak gibi yaklaşabilirsiniz. Yemek tarifindeki sıralamaya uymadan 3 numaralı adımla 5 numaralı adımının yerini değişirseniz ya da başta yapılması gereken bir şeyi sonda yaparsanız ne olur? Genelde felaket olur, ortaya yenecek bir şey çıkmaz. İngilizce öğrenirken çoğu öğrencinin yaşadığı ilk sıkıntı bu. Dil öğrenmeye yanlış tarifle başlamak. Yanlış tarifle doğru yemek yapılmaz. O yüzden sıra çok ama çok önemli. O yüzden birazdan size neyi hangi sıra ile öğrenmenizi tavsiye ettiğimi ve sebeplerini anlatacağım.

Neyi Nasıl Öğreneceğini Bilmemek

Adeta veba seviyesinde bir problem ise neyi nasıl öğreneceğini bilmemek. Mesela 100 öğrenci ile görüşüyorsam 95’i nasıl reading çalışacağını, nasıl kelime öğreneceğini, listening becerisini nasıl geliştireceğini, writinge nasıl çalışacağını, speakingini geliştirmek için ne yapması gerektiğini ve de en temelde nasıl İngilizce gramer ve kelime çalışacağını bilmiyor. Bunları bilmeyince de yıllar boş ve verimsiz geçiyor. 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl öğrenci İngilizce çalışıyor ama çok az verim alıyor. Bu derste size tüm bu becerilere nasıl çalışacağınızı da tek tek göstereceğim.

Dik Yukarı Top Sürmek

Ben öğrencilerime İngilizce öğrenmek dik yukarı top sürmek gibidir diyorum. Neden çünkü bırakırsanız hızlı bir şekilde geri gider. O yüzden eğer İngilizce öğrenme konusunda ciddi iseniz bu konuda sürekli olmanız ve istikrarlı bir çalışma göstermeniz gerekiyor. 1 ay çalışır 1 ay ara verirseniz o önceden öğrendikleriniz büyük ölçüde uçar gider.

Peki sürekli mi çalışmak gerekiyor unutmamak için. Hayır, belli bir seviyeye geldikten sonra çalışmaya ara verseniz bile öğrendiklerinizi kolay kolay unutmazsınız. Peki o belli seviye nedir? Günlük olarak okuduklarınızı ve dinlediklerinizi anlayacak ve ihtiyaçlarınızı yazılı ve sözlü olarak İngilizce anlatacak seviyeye geldikten sonra sürekli çalışmanıza gerek yok. Ancak bu seviyeye gelmeden çalışmaya ara verdiğiniz her defasında İngilizceniz gerileyecektir.

 

Ara vermekten kastım 1 gün ara vermek değil. Birkaç hafta ara vermek. Ama tavsiyem hedefiniz mümkünse her gün İngilizce adına bir şey yapmak olsun. Hiç olmadı her gün İngilizce bir haber okuyun ya da dinleyin.

İngilizce Öğrenmeye Başlamak

İngilizce öğrenmeye başlamak ve İngilizce çalışmak konusunda şimdi söyleyeceklerim yetişkin öğrencilere yönelik olacak. Çocukların dil öğrenim süreçleri ile yetişkinlerin dil öğrenim süreçleri ve beklentileri arasında epey fark var. Benim aldığım sorular çoğunlukla yetişkinlerden geldiği için ve uzmanlık alanım yetişkinler olduğu için bu yazı 18 yaş ve üstü gruba hitap edecek.

Yetişkinler “Hocam ben nasıl öğreneyim, nereden başlayayım?” diye sorduğunda benim temel önerim şu şekilde:

İlk önce gramer, sonra reading, sonra listening, sonra writing en sonda ise speaking. 

Şimdi bu şekilde sıralamış olmam bunlar birbirine karışmayacak demek değil. Ancak bu sıralamadaki mantığı anlamanız çok önemli. İlk önce grameri öğrenerek nasıl cümle kuracağınızı öğrenmeniz lazım. Sonrasında ise bol bol okuma ve dinleme çalışarak kelime dağarcığınızı ve anlama becerinizi geliştirmeniz gerekiyor. Okuma ve dinleme, öğrendiğiniz gramer kurallarının zihninizde yerleşmesini sağlar.

Sıralama Neden Böyle?

Neden yazma ve konuşmayı okuma ve dinlemeden sonra koydum? Çünkü okuma ve dinleme ham madde sağlar. Ham madde olmadan üretim olmaz. Un olmadan ekmek olmaz. Aynen bunun gibi okuma ve dinleme olmadan da konuşma ve yazma olmaz. Konuşma ve yazma, üretim becerileridir. O sebeple ilk önce dinleme ve okuma becerileri ile altyapı oluşturulması ve konuşma ve yazma için malzeme toplanması gerekir.

Neden Speaking Öncesi Writing?

İngilizce konuşma becerisini en sona koymamın bir sebebi var. Konuşurken ve yazarken arka planda zihninizin kullandığı süreçler arasında çok büyük benzerlik var. Her ikisinde de ilk önce cümle kurma becerisi çalışır. Sonra yazarken elimizden konuşurken de dilimizden bu cümle çıkar.

Yazmanın avantajı cümleleri kağıt üzerine düşünerek dökme imkanı olduğu için öğrendiğiniz kelime ve gramer yapılarını iyice anlayarak ve kolayca pratik yaparak birleştirmenize imkan sağlaması. Ayrıca yazdıklarınıza geri bildirim almak çok daha kolay. Böylece yanlışlarınızı görüp daha hızlı düzeltebilirsiniz. Yani bol bol İngilizce yazarak ve hızlı yazmayı öğrenerek aslında İngilizce konuşma için iyi bir pratik yapmış olursunuz. Daha sonra İngilizce konuşma pratiği yaparken yazma alıştırmalarında öğrendiğiniz cümle üretme becerisini sadece seslendirmeye ve dilinizi aktif kullanmaya uyarlamanız gerekir.

İlginç bir yöntem değil mi? Kesinlikle öyle. Ancak ben işe yaradığını hem kendime hem de pek çok öğrencimde gördüm.

4 Beceri Arasındaki Derin İlişki

İngilizce öğrenmeye ve genel olarak dil öğrenmeye daha bilinçli ve sağlıklı yaklaşmanızı sağlayacak noktalardan birisi 4 temel beceri arasındaki ilişkiyi bilmek. Reading ve listening becerileri, anlama ve algı becerileridir. Aktif üretimden ziyade analiz gerektirirler. Writing ve speaking becerileri ise üretim becerileridir.

Anlama becerileri üretim becerilerinden önce gelişir. Üretim becerilerinin gelişmesi için önce anlama becerilerinin gelişmesi gerekir. Hatta bu konuda dilbilimde yetkinlik ve performans dediğimiz bir ayrım vardır. Bu ayrıma göre herkesin dil performansı yetkinliğinin altındadır. Performans ile kasıt üretim becerileri, yetkinlik ile kasıt ise anlama becerileridir.

Bu durumu çocuklarda görüyoruz. Bir çocuk konuşmaya başlamadan önce aylarca dinliyor. Dinliyor, dinliyor, dili çözüyor, anlamaya başlıyor. Ancak ondan sonra üretime yani konuşmaya geçiyor.

Bu bağlamda çoğu insanın İngilizce konuşamamasının sebebi altapının yani anlama becerilerinin aslında yeterince gelişmemiş olması. Eğer yazmayı geliştirmek istiyorsanız bol bol okuma çalışmalısınız. Konuşmayı geliştirmek istiyorsanız da bol bol dinleme yapmalısınız. Hem okuma hem dinleme yapmak eş zamanlı olarak yazma ve konuşma becerilerine katkı sağlar.

İlk Başta Sadece Gramer mi?

İlk adımda gramer var ancak sadece gramer çalışmak bir süre sonra sizi sıkabilir. O sebeple gramer ve readingi beraber götürmenizi öneririm.

Becerileri Ayrı mı Tutmalıyım?

Basit cümleleri anlayıp kurabilecek seviyeye geldiğinizde okuma, dinleme, yazma ve konuşmayı entegre yani bütünleşik şekilde çalışabilirsiniz. Mesela ilk önce human rights yani insan hakları konulu bir parça okursunuz. Sonra insan hakları konulu bir konuşma dinlersiniz. Sonra öğrendiğiniz kelime, ifade ve fikirleri kullanıp insan hakları konulu bir özet yazarsınız, sonra da insan hakları konulu 5-10 cümlelik bir konuşma yapıp kendinizi kaydedersiniz.

Gördüğünüz üzere bu çalışmada reading, listening, writing ve speaking olmak üzere tüm 4 temel beceriyi de kullandık. Bu oldukça verimli bir çalışma şeklidir. Dediğim gibi basit düzeyde okuma ve anlama becerisi geliştirdiğinizde bu şekilde entegre ve sıralı çalışmak size daha çok verim sağlar. Ancak alternatif olarak 3-5 ayınızı sadece okuma ve dinlemeye ayırıp daha sonra sırayla yazma ve konuşma üzerinde çalışabilirsiniz.

Bu Dersleri Sırayla İzleyin, Uygulayın

Şimdi sizinle tüm bu anlattığım sistemi uygulamanızı sağlayacak adım adım çektiğim dersleri paylaşıyorum. Bu dersleri sırayla izleyin, notunuzu alın ve uygulayın. Sırayla tek tek inceleyeceğim konular şu şekilde.

  • İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır?
  • İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir?
  • İngilizce Nasıl Düşünülür?
  • Reading Nasıl Geliştirilir?
  • Listening Nasıl Geliştirilir?
  • Writing Nasıl Geliştirilir?
  • Speaking Nasıl Geliştirilir?

İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır?

Çoğu öğrenci ömrünü gramer çalışarak harcıyor. Oysa gramer ömür boyu çalışılacak bir şey değildir. İngilizce Gramer Nasıl Çalışılır dersinde etkili ve doğru şekilde İngilizce gramer çalışmayı öğreneceksiniz.

İngilizce gramer ile ilgili kaynak ve dersler için İngilizce Gramer sayfasını inceleyin.

İngilizce dil bilgisi yani gramer üzerine yazılar

İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir?

Okuma, dinleme, yazma ve konuşma gibi becerilere geçmeden önce öğrenmeniz gereken en temel şey İngilizce kelime öğrenmektir. Eğer yanlış şekilde İngilizce kelime öğrenirseniz ne kadar çalışırsanız çalışın İngilizceniz ilerlemez. İngilizce Kelime Nasıl Öğrenilir dersinde etkili ve kalıcı şekilde İngilizce kelime öğrenmenin yollarını keşfedeceksiniz.

İngilizce kelime öğrenme ile ilgili kaynak ve dersler için Reading sayfasını inceleyin.

İngilizce kelime öğrenme ile ilgili yazılar

İngilizce Nasıl Düşünülür?

İngilizce öğrenirken muhtemelen size en az bir kez “İngilizce düşün” diyen oldu. Olmadıysa ben demiş olayım. İngilizce düşün denir ama bu İngilizce düşünme işi nasıl olacak pek anlatılmaz. Çoğu öğrenci İngilizce düşünmeyi ulaşılmaz bir hedef sanır. Oysa durum hiç de öyle değil. Nasıl İngilizce Düşünülür dersimde size adım adım İngilizce düşünme becerinizi geliştirmek için atmanız gereken adımları ve bilmeniz gereken noktaları anlatıyorum.

Reading Nasıl Geliştirilir?

İngilizce okuduğunu anlama becerisi diğer bütün becerilerin temelini oluşturacak. O sebeple bu alanda çok bilinçli ve titiz davranmanız gerekiyor. Readingin temelinde ise gramer ve kelime bilgisi yer alıyor. Bu 2 faktörü de yukarıdaki derslerde ele aldık. Reading Nasıl Gelişir dersi size etkili çalışma yöntemlerini ve adım adım takip edebileceğiniz kaynakları gösterecek.

İngilizce okuma anlama becerisi ile ilgili kaynak ve dersler için Reading sayfasını inceleyin.

Reading yani İngilizce okuma anlama becerinizi geliştirme üzerine yazılar

Listening Nasıl Geliştirilir?

Listening becerisi speaking için temel oluşturur. O sebeple ne kadar çok dinlerseniz İngilizce konuşma için o derece iyi bir ön hazırlık yapmış olursunuz. Listening konusunda pek çok yanlış uygulama var. Mesela altyazılı film izlemek bunlardan biri. Listening Nasıl Gelişir dersinde İngilizce dinlediğinizi anlama becerinizi artıracak kanıtlanmış bir çalışma sistemini sizinle paylaşıyorum.

İngilizce dinlediğini anlama becerisi ile ilgili kaynak ve dersler için Listening sayfasını inceleyin.

Listening yani İngilizce konuşma becerisi ile ilgili yazılar

Writing Nasıl Geliştirilir?

Okumak ve yazmak modern dünyanın hele de İngilizce eğitim ve iş hayatının temel parçaları. Pek çok insan İngilizce yazma becerisini nasıl geliştireceğini ve İngilizce yazı yazmanın mantığını bilmiyor. Writing Nasıl Gelişir dersi size İngilizce yazı yazma becerinizi geliştirmenin inceliklerini adım adım gösterecek.

İngilizce yazı yazma becerisi ile ilgili kaynak ve dersler için Writing sayfasını inceleyin.

İngilize yazı yazma becerisi writing üzerine ders ve yazılar

Speaking Nasıl Geliştirilir?

Geldik zirveye. İngilizce konuşmak herkesiz hayallerini süsleyen hedef. Ancak şu ana kadar umarım anlamışsınızdır ki İngilizce konuşmak için atılması gereken adımlar var. Temel grameri öğrenmeden, okuma anlama, dinleme anlama ve yazma becerilerini geliştirmeden İngilizce konuşma becerisini geliştirmek kolay olmayacak. Speaking Nasıl Gelişir dersinde İngilizce konuşma becerinizi geliştirecek kilit tekniklerden ve çok az insanın bildiği özel alıştırma yöntemlerinden bahsediyorum.

İngilizce konuşma becerisi ile ilgili kaynak ve dersler için Speaking sayfasını inceleyin.

İngilizce konuşma becerisi speaking üzerine dersler ve yazılar

En İyi İngilizce Kursu

en iyi İngilizce kursu

en iyi İngilizce kursu

Okurlarımızın sık sık sorduğu sorulardan birisi en iyi İngilizce kursu hangisi. Bu tek kelimeyle ya da bir cümleyle cevaplanamayacak kadar derin bir soru. O sebeple İngilizce kursu seçerken nelere dikkat etmek lazım, en iyi İngilizce kursunu ararken hangi kriterleri kullanabilirsiniz, sık yapılan hatalar nelerdir gibi önemli soruları tek tek örneklerle açıklayarak En İyi İngilizce KursuDoğru Tercih için İpuçları yazısını hazırladım.

İngilizce Kaynak Tavsiyeleri

İngilizce öğrenen öğrencilerden sık sık kaynak tavsiyesi konulu mesajlar alıyorum. Hangi sözlüğü kullanayım, hangi kitabı alayım, hangi siteleri ziyaret edeyim gibi sorular sık sık sorulduğu için İngilizce öğrenme sürecinizde size yardımcı olacak kaynak tavsiyelerini bu bölümde derliyorum.

İngilizce Sözlük Tavsiyesi

Destek mi Lazım?

Hüseyin Demirtaş ile YouTube kanalımda şu ana kadar İngilizce öğrenen yüz binlerce kişiye rehberlik eden derslerim sizi bekliyor. Kanala abone olun, en beğendiğiniz dersleri sevdiklerinizle paylaşın.

İngilizce öğrenenlerin sorularına cevap vermek için Facebook’ta Reading Analiz ile İngilizce Destek grubunu kurdum. İngilizce Destek grubu ile ilgili detaylı bir ve katılım şartlarını İngilizce Destek grubu tanıtım sayfasında bulabilirsiniz.

Instagram kullanıyorsanız Hüseyin Demirtaş ile İngilizce hesabını takip edip, merhaba deyin

Sıfırdan İngilizce Öğrenme – Ziyaretçi Yorumları

Yasemin
Merhaba Hocam,
Size nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum gerçekten. Bu yazınız o kadar faydalı oldu ki benim için, nerden ve nasıl başlayacağım konusunda kafam çok karışıktı; bir sürü yöntem denedim, kurslara gittim fakat sizin gibi objektif ve samimi yorum yapana pek rastlamadım. Bahsettiğiniz sistemi en ince detayına kadar inceledim, birkaç gündür bahsettiğiniz sırayla videolarınızı yeniden izledim, Grammer ve Reading kaynaklarımı sizin sitenizdeki önerilerden yola çıkarak hazırladım ve başladım yine yeniden. Şu an kafam ingilizce öğrenme konusunda çok net ve içinden çıkamadığım karışıklık epey azaldı. Özel ders alma konusunu düşünme aşamasındayım. Daha önceki kurslara verdiğim paraların vicdan azabı henüz geçmedi. Kararlı bir şekilde başlayıp devam ettiğimde tekrar düşüneceğim. Tekrar teşekkür ederim hocam ne kadar güzel bir şeye vesile oldunuz, yüreğinizin ekmeğini yiyin diye bir söz vardır ben de sizin için söylemiş olayım. Allah razı olsun ve her şey gönlünüzce olsun. Var olun, yolunuz hep açık olsun.
 Yaprak
Tam motivasyonum tükeniyor çalışmaktan biraz uzak kalıyorum ve karşıma yazılarınız çıkıyor Hocam. Siz de beni en çok heveslendiren şey ise doğru yöntemler uygulandığında hiçbir şeyin imkansız olmadığını anlatmanız. Gerçekten ben de yapabilirim hissiyle doluyor insan ve biliyorum, 26 yaşındayım, iyi bir lise ve üniversite mezunuyum. Her iki okulumda da birer yıl hazırlık eğitimi aldım, genel ingilizce kurslarına, Toefl gibi kurslara gitmiş, günlük hayatında çokca yabancı dizi izleyen ve tüm bunlara rağmen hala ingilizce biliyorum diyebilecek kadar yetkin hissetmeyen biri olarak neden olmasın diyorum, hala geç değil. Gerçekten bana bugüne kadar kimse başka bir dil öğrenmenin sürecinden bahsetmemiş, bütünü görmemi sağlayamamış.

Şimdi Söz Sizde

Ben epey konuştum. Şimdi sıra sizde. Siz de İngilizce öğrenmek konusundaki yorumlarınızı, fikirlerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorumlar kısmından paylaşın. Bekliyorum 🙂

 

Son Kez İngilizce

İster TOEFL, IELTS, YDS veya Proficiency için isterseniz de reading, writing, listening ve speaking için çalışın. Hüseyin Demirtaş ile İngilizce e-posta bülteni size İngilizce öğrenmede bilinç ve başarı getirecek kaynaklar sunuyor.

 


Etiketler: sıfırdan ingilizce, adım adım ingilizce, kolay ingilizce, sıfırdan ingilizce öğrenmek, evde ingilizce öğrenmek, kursa gitmeden ingilizce öğrenmek